Görüş

Toplum Kültür Teknoloji İlişkisi

Contributor

Pek çok tanımı bulunan kültür kavramı, genel bir tanımı ile bireyin yaşadığı toplum içinde öğrendiklerini nesilden nesle aktardığı bir bilgi mirasıdır diyebiliriz. Peki, kültür teknoloji ilişkisi nasıldır?

Toplumun yaşadığı coğrafya ve iklime göre dil ve dinin de içinde bulunduğu unsurlarla gelenek göreneklerin oluşturulmuş halidir. Toplum kültürü bireyin sanattan, dile, davranış şeklinden olay ve olguları algılama biçimine kadar pek çok konuyu etkiler. Bu durumda kültür, toplum bireylerini birbirine bağlayan ve bir arada yaşamaları ile sürekliliğin sağlandığı güçlü bir harçtır.

Değişen durumlara adapte olma özelliğine sahiptir. Yaşayış biçimlerinin etkili olduğu geleneklerin zamanla değişmesi, unutulması artık kullanılmaz hale gelmesi bu değişim özelliğinin bulunmasındandır. Fakat bu değişim her zaman olumlu yönde olmayabilir.

Gelişmişlik düzeyi hangi ölçüde olursa olsun her toplumun kültürü vardır. İçinde yaşanılan toplumun insanı şekillendirmesi kültür ile olur. Bu denli önemli olan kültür, farklılıkları ile bir toplumu diğerinden ayırma, aynı kültüre sahip insanları bir arada tutma gücüne sahiptir.

Sosyal bir dayanışma aracı da olan kültür, oluştuğu toplum içinde iyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin gibi öğeler basit ama belirleyici temeller üzerine kurulur. Ve oluşan toplum kurallarına uyum bireylerin o toplum içinde var olmalarını sağlar. Maddi kültür manevi kültür sonucu oluşmuş sanat eserleri, icat edilmiş makineler, o kültüre has el aletleri, üretim tekniklerini oluştururken, manevi kültür değer ve normlar, örf ve adetler, ahlak kuralları, din kültürü ve ulusal ideolojilerden oluşur.

Toplum kültür teknoloji ilişkisi nasıldır?

Günümüzde hayatın her alanında etkili olan teknoloji baş döndürücü bir hızla toplumsal kültürlere de etki etmiş birçok kültür öğesinin yok olmasına sebebiyet vermiştir. Teknolojinin hızlı üretim ve tüketim çılgınlığı dayatması hayatın her alanında kolaylıklar sunsa da zamanla toplum kültürü üzerindeki erozyonunu üzülerek hissetmeye başladığımız zamanları getirmiştir. En doğrusu yine teknolojinin amacına uygun kullanımından geçmektedir.

Çok yakın bir örnek olarak “Nerede o eski bayramlar” cümlesini bu Kurban Bayramı’mızda da eminiz ki birçok kişi yine kullanmıştır. Küresel tüketim çılgınlığı bayramları eski geleneklerimize göre bir arada olma vesilesi olmaktan çıkarıp tatil günleri haline getirmiştir. Banka kredisi çekip borçlanarak tatile gitmek, tüm aile bireylerinin bir arada olmasından daha cazip hale getirilmiştir. Bu türden oluşan kültür erozyonlarının sosyolojik sonuçları ayrıca önemli bir yazı konusudur.

Maalesef bu şekilde ilerleyen toplum kültürlerindeki siyasal, ekonomik ve sosyal değişimlerin olumlu yönde olmaması üzüntü vericidir. Yaşadığımız iletişim çağında dünyanın başka bir ucunda yaşayan kişiye bir anda ulaşabilsek de kurulan iletişimde nitelik bakımından zayıflamalar olduğu aşikardır. İletişimin hızı bireyselleşmeyi arttırmış, bunun sonucu olarak da toplum olmayı sağlayan gelenek ve göreneklerden uzaklaşılması sonuçlarını getirmeye başlamıştır.

Günümüzde objelerden tutun da davranış kalıplarına kadar birçok toplumsal ve kültürel unsur “nostaljik” olarak adlandırılmaya ve  anılmaya başlanmıştır. Geri dönüşü olmayan bir şekilde unutulmaya yüz tutmuş birçok kültürel geleneksel mirastan söz etmek mümkündür. Türk toplumunun ana kültür özellikleri arasında yer alan misafirperverlik bile hızlı gündelik yaşamın hışmına uğramıştır.

Teknoloji ve kültür bir arada olabilir

Artık çalışan kesim olarak adlandırılan insanlar misafir kabul edecek, onlara özenle hazırladığı ikramları sunacak vakti bulamamaktadır. Kültürümüzde önemli bir yere sahip komşuluk kültürünün yok olmaya yüz tutmasından yakınan insan sayısı giderek azalmaktadır. Çünkü komşuluk bir çok insana göre gereksiz hale gelmiştir. Oysa komşuluk ilişkileri dinimiz İslam’da önemli bir yere sahiptir. Küresel kapitalist süreçler özellikle bizim gibi köklü kültüre sahip ülkelerde bir bir yıkımlarını gerçekleştirmeye devam etmektedir.

Ne yazık ki kültürel toplum miraslarımız zenginleşerek aktarılmak yerine eksilerek yoluna devam etmektedir.