SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Toplum üzerinde dinin etkileri nelerdir?

Toplum 19 Ara 2020
samet-kurtkus-IFFxkQFi0Qs-unsplash
Samet Kurtkus-Unsplash

İnsan hayatını şekillendirmede önemli unsurlardan biri olarak, dinin toplum üzerindeki etkileri nelerdir önemli sorulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira içinde yaşadığı toplumun hem etkileyeni hem etkileneni olan insan için din, en önemli unsurlardan biridir. Tarih boyu ise dinin toplumlar üzerinde ister olumlu ister olumsuz olsun her iki şekilde de etkili olduğu görülmektedir.

Tarih kayıtları incelendiğinde görülür ki din, toplum yaşantısında iki yönlü de çalışabilmektedir. Bu iki yönden biri, istikrarı korumak amacı ile gelişmenin önünde duran, değişimlere, yeniliklere tüm kapıları kapatan bir din algısıdır. Bu algıya örnek olarak yozlaşmış Hristiyanlık algısının, orta çağ sonuna kadar toplumun her anlamda önünü kesmesi, yeniliğe her anlamda direnç oluşturması gösterilebilir.

Diğer yön ise değişime dirençli bir toplumun tabularını yıkan, gelişime açan din etkisidir. Bu ikinci yönün örneğini, birçok yanlış inanışlara, tabulaşmış geleneklere sahip müşrik Arap zihniyetini parçalayarak, toplumu değiştiren, geliştiren İslam dininde görüyoruz.

Tarihte dinsiz topluluklar var mıdır?

Yazılı tarih kaynaklarında bir dine sahip olmayan topluma rastlanmamıştır. Tarih boyunca dinsiz bir topluma rastlanmaması bize dinin toplum üzerindeki etkisinin ne denli güçlü olduğunu göstermektedir. Bütün medeniyetlerde toplumu bir arada tutan değerler bütününü oluşturan dinin, medeniyetin yükselişini ya da çöküşünü büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Eski çağlardan bu yana toplum din ilişkisi düşünürlerin başlıca sorusu halinde varlığını sürdürmüştür. Bu düşünürlerden olan Eflatun, Devlet ve Kanunlar adlı eserinde her türlü toplumsal yapı ya da kanunun temelinde din olduğu prensibini işlemiştir. Genel olarak, bir dine mensup olan her toplumun dini inancına uygun yasalar, prensipler geliştirdiği gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Toplum için din nedir?

Din toplum için yaşam biçimidir. Mensup olunan dinin kutsalları, ritüelleri, emir ve yasakları ilk etapta bireyi sonra da toplumu şekillendirmektedir. Bir arada yaşama güdüsüyle donatılmış insan için, ortak değerlere sahip olan diğer insanlarla birlikte yaşamak, güven duygusunu pekiştirir. Birlik olarak yapılan dini ritüeller, ortak dini değerlerle oluşturulmuş toplum kuralları o toplumun güvenliğini ve devamlılığını sağlayan unsurlardır. Şu halde din, toplumun ortak değer yargılarının tamamını etkileyen önemli bir unsurdur. Bir toplumun yardımseverliği, misafirperverliği, ticaretindeki dürüstlüğü, aile birliğinin kutsallığı o toplumun dini inancının eseridir diyebiliriz.

Örneğin İslam dininde yoğun olarak işlenmiş olan bu değerlerin Müslüman toplumların özelliklerini oluşturduğunu da görmekteyiz. Hemen akla gelen, dinin yozlaşmadan, kısmen saf hali ile yaşandığı birey ve toplumlarda bu özelliklerin öne çıktığını söylemek olacaktır. Zira dindeki bir yozlaşmanın aynı şekilde toplum hayatına da yansıdığı aşikardır. Yaşam tarzının dini inanç temellerinden uzaklaştığı durumlarda toplumdaki bozulmalar, dejenere hayatlar günümüzde maalesef örneklerini gördüğümüz durumlardır. Dini inanç esaslarının yadsındığı gündelik hayatlar temelsiz ilkesiz ve zulümle dolu hayatlar haline dönüşmektedir. Birey toplum etkileşimi sonucu aynı ilkesizlikler topluma sirayet etmeye başlamaktadır.

Tarihçiler ve ilahiyatçılar ne diyor?

Buraya kadar yazdıklarımızda dinin toplumlara olan etkisinden söz etmeye çalıştık. Düşünürler tarihçiler ya da ilahiyatçıların bu konu ile iç içe geçmiş bir başka başlığı da toplumun dini etkileyip etkilemediği sorusu olmuştur. Bu sorunun da cevabı genelde evettir.

Dinin bir toplumu şekillendirdikten sonra göçler ya da ticaret yoluyla başka toplumlarla karşılaşması sonucu, karşılaştığı toplumun geleneklerinden, örf ve adetlerinden etkilendiği de görülmektedir. Örneğin İslam dinine mensup birçok Müslüman için tahtaya vurmak, kara kedi görüldüğünde irkilmek, Hıdırellez törenlerinde gül ağacı ritüelleri yapmak gibi birçok batıl inanç, karşılaşılan ya da İslam öncesi toplum inanışlarının etkisi olarak açıklanmaktadır. İslam dinindeyse bu tip örfe dayalı davranışlar batıl olarak nitelenir.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP