Tövbe Etmek Huzuru da Beraberinde Getirir

mostafa-meraji-ZtgL9q_rSs4-unsplash
Fotoğraf: Mostafa Meraji-Unsplash

Yüce Rabb’imizin kuluna açtığı umut kapısıdır tövbe kapısı. Sonsuz merhamet ve rahmet sahibi olan Allah, kulları ne yaparsa yapsın ömrü son bulmadan bu kapıya gelen boş dönmeyecektir.

Kur’an-ı Kerim’de oldukça fazla geçer “tövbe” konusu. Çünkü dünya hayatındaki debdebe içinde yapılan hataların sıfırlanabilme seçeneğinin hep var olduğunu hatırlatır insana. Bu açıdan Kur’an-ı Kerim’e genel olarak bakıldığında yüce Rabb’imizin yarattığı insandan beklentisi hiç hata yapmaması değil, kulluk bilinci ile yaptığı hatalardan geri dönmesi ve af dilemesidir.

Algılayabildiğimiz her alanın yaratılış  şifrelerinde çift kutupluluk esastır. Negatif/ pozitif, iyi/kötü, erkek/dişi, gece/gündüz, cennet/cehennem gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Fiziksel çift kutupluluklar maddenin varoluşunda biri yoksa diğerinin de olamayacağı bir madde alemi sağlarken, manevi olarak iyilik/kötülük kutuplarının yer almadığı bir hayat da anlamsız imtihansız bir hayat olur.

Yüce yaratıcımız tarafından insana verilen seçme iradesi, hayat boyu bu iki kutup arasında gidip gelen, mücadele ettiği ölçüde iyi kalabilen insana şahsiyet kazandıran, diğer varlıklardan ayıran çok önemli yaratılış unsurudur.

Hal böyle olunca hata yapma olasılığı da doğan insana Rabb’imizin merhamet ve rahmetten oluşan tövbe kapılarının sonuna kadar açık olduğu müjdelenmiştir. Fakat bu kapıya gelmek bile bilinç ve idrak ile olacaktır. Eğer her iyi ve kötü şeyin burada da öte alemde de bir karşılığı olacağına inanan bir müminseniz önce yapılan hatanın farkına varacaksınız, sonra yaptığınız vicdan muhasebesi ile yana yakıla huzuruna vardığınız alemlerin Rabb’inden yalvararak ağlayarak af dileceksiniz. Vicdan muhasebeniz sonunda geldiğiniz kapıdan sadece af dilenerek dönerseniz rahmet kapısını aralayıp kapatmış olacaksınız. İşte Allah ile aranızda yükümlülükleri ve yaptırımları ağır olan, yalvararak ağlayarak itiraf edip pişmanlık duyduğunuz hatanızın tekrarlamamak üzere alemlerin Rabb’ine vereceğiniz sözdür tövbe…

Bir kere bu imzayı attıysanız gözyaşlarınızla yükümlülüğünüz başlamış demektir. Bir daha aynı hatayı/günahı işlememek için verdiğiniz bu sözü ailenize, eşinize dostunuza değil alemlerin Rabb’ine verdiniz. Artık bunu unutamazsınız…

Şimdi dilerseniz Kur’an-ı Kerim’deki bazı tövbe ayetlerine bakalım:

“Hani Musa, kavmine: “Ey kavmim, gerçekten siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz. Hemen, kusursuzca Allah’a tövbe edip nefislerinizi öldürün: bu, Yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır” demişti. Bunun üzerine (Allah) tövbelerinizi kabul etti. Şüphesiz O tövbeleri kabul edendir, esirgeyendir.” (Bakara Suresi, 54. Ayet)

“Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tövbemizi kabul et. Şüphesiz, sen tövbeleri kabul eden ve esirgeyensin.” (Bakara Suresi, 128. Ayet)

“Ancak tövbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlara gelince; artık onların tövbelerini kabul ederim. Ben, tövbeleri kabul edenim, esirgeyenim.” (Bakara Suresi, 160. Ayet)

“Ancak bundan sonra tövbe edenler, salih olarak davrananlar başka. Çünkü Allah, gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.” (Al-i İmran Suresi, 89. Ayet)

“Doğrusu, imanlarından sonra inkar edenler, sonra inkarlarını arttıranlar; bunların tövbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir.” (Al-i İmran Suresi, 90. Ayet)

“(Allah’ın) Onların tövbelerini kabul etmesi veya zalim olduklarından dolayı azap etmesi işinden sana bir şey (sorumluluk ve görev) yoktur.” (Al-i İmran Suresi, 128. Ayet)

“Sizlerden fuhuş yapanların, her ikisine eziyet edin. Eğer tövbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz Allah, tövbeleri kabul edendir, esirgeyendir.” (Nisa Suresi, 16. Ayet)

“Ancak, sizin onlara güç yetirmenizden önce tövbe edenler başka. Bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (Maide Suresi, 34. Ayet)

“Ancak kim işlediği zulümden sonra tövbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Maide Suresi, 39. Ayet)

Bizler de tövbe ederek iç huzurumuzu sağlayabiliriz.