Görüş 16-Haz-2020

Ünlü Batılıların Gözünden İslam

Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Allah katında din İslam’dır! Ancak zamanla medeniyetlerin çeşitliliği, yorum farklılıkları ve en önemlisi din alanında hakimiyet kurma istekleri bugün andığımız kitabi dinlerin ayrışmasına sebebiyet vermiştir. İlk vahiy zamanlarında tüm dinlerin mesajı aynı olup Hristiyanlık, Yahudilik gibi dinler günümüze kadar maalesef bağlıları tarafından tahribata uğramış ve ana hedeften şaşırtılmıştır.

Fakat diğer din mensuplarından kendi alanlarında tarihe ismini yazdırmış ünlü isimlerin, İslam ve İslami değerler hakkındaki olumlu görüşleri, tek dinin Kur-an’ı Kerim’de yazıldığı üzere İslam olduğunu içten içe kabul etmekte olduklarını kanıtlar niteliktedir. İslam dini bağlısı Müslümanlar olarak farklı görüşlerde ki kişilerin İslam dinine bakışının olumsuz örneklerini çok fazla yaşadığımız şu günlerde aklı-selim sağduyulu insanların da varlığını hatırlayalım istedim. Bu konudaki örneklerimiz şöyle:

Mahatma Gandhi (1869–1948): Hindistan’da tanınmış çok zengin ve Hristiyan bir aileden gelmektedir. Ülkesinin İngiliz sömürgesinden kurtulması için tüm servetini harcamış ve başarılı olmuştur. Kur-an’ı Kerim’i inceleyen Gandhi hayranlığını şu sözleri ile dile getirmiştir:
“Müslümanlar, en azametli ve muzaffer günlerinde bile, mutaassıp olmamıştır. İslamiyet, dünyayı yaratana ve Onun eserine hayran olmayı emretmektedir. Batı, korkunç bir karanlık içindeyken, Doğuda parlayan göz kamaştırıcı İslam yıldızı, azap çeken dünyaya ışık, barış ve rahatlık vermiştir. İslam dini, yalancı bir din değildir. Hindular bu dini dikkatle inceledikleri zaman, onlar da, İslamiyet’i benim gibi seveceklerdir. Ben, İslam dininin Peygamberinin ve Onun yakınında bulunanların, nasıl yaşadıklarını bildiren kitapları okudum. Bunlar, beni o kadar etkiledi ki, kitaplar bittiği zaman, bunlardan daha fazla olmamasına üzüldüm. Ben şu kanaate vardım ki, İslamiyet’in süratle yayılması, kılıç sebebiyle olmamıştır. Aksine, her şeyden önce sadeliği, mantıki olması ve Peygamberinin büyük alçak gönüllülüğü, sözünü daima tutması, yakınlarına ve Müslüman olan herkese karşı sonsuz sadakati sebebiyle İslam dini birçok insanlar tarafından seve seve kabul edilmiştir.
Müslümanlık, ruhbanlığı ortadan kaldırmıştır. İslamiyet, başından beri sosyal adaleti emreden bir dindir. Hristiyanlığın birçok eksikleri olduğu için, türlü reformlar yapılmak zorunda kalındığı halde, Müslümanlığın ise ilk günündeki şeklinden, hiçbir şey değiştirilmemiştir.”

Ünlü kumandan Napolyon Bonaparte ile ilgili “Bonaparte ve İslam” adlı kitapta; “Öyle zannediyorum ki, yakında bütün dünyanın aklı başında kültürlü insanlarını bir araya toplayarak bir hükümet kurmak ve bu hükümeti idare etmek imkanını bulacağım. Ve Kur-an’da yazılı olan esasların doğruluğuna inanıyorum. Bunlar, insanları bahtiyarlığa götürecektir” sözleri yazılıdır.

Tarihteki büyük ilim adamlarından biri olan İskoçyalı Thomas Carlyle, 14 yaşında üniversiteye girmiş bu dahi çocuk, hukuk, edebiyat ve tarih okumuş, Almanca ve Doğu dillerinin çoğunu öğrenmiş ve ünlü Alman şairi Goethe’ye yazdığı mektuplarda İslamiyet hakkındaki düşüncelerini şu şekilde nakletmiştir.
“Kur-anı’ ı okudukça, onun sıradan bir edebi eser olmadığını, hemen hissedersiniz. Kur-an’ı kerim, kalpten gelen ve diğer bütün kalplere hemen nüfuz eden bir eserdir. Diğer bütün eserler, bu muazzam eser yanında, çok sönük kalır. Kur-an’ın göze çarpan ilk karakteri, onun mükemmel bir yol gösterici ve dürüst bir rehber olmasıdır. Bence, Kur-an ın en büyük meziyeti budur. Bu meziyet diğer birçok meziyetlere de yol açmaktadır.”

Yazıldığı döneme göre Almanya’nın önemli ansiklopedilerinden olan Kürschner Ansiklopedisi’nin (1888) “Muhammed ve İslam Dini” maddesindeki açıklamalardan bir bölümü şöyle:
“Hazret-i Muhammed, gayet güzel huylu, güler yüzlü, kibar tavırlı ve çok dürüst bir zattı. Daima hiddet ve şiddetten kaçmış, hiçbir zaman zulüm yapmamıştır. Müslümanların daima iyi huylu, güler yüzlü olmasını istemiş, Cennete iyi huy ve sabırla gidileceğini bildirmiştir. Doğru sözlülüğün, merhametin, fakirlere yardımın, misafirperverliğin, şefkatin, Müslümanlığın esas temelleri olduğunu beyan etmişti. Daima kanaat ile yaşamış, debdebe ve gösterişten kaçınmıştır. Müslümanlar arasında hiçbir sınıf farkı tanımamış, en fakir bir Müslüman’ın bile hatırını gözetmiştir. Büyük bir zaruret olmayınca, zora başvurmamış, bütün meseleleri tatlılıkla, anlaşmayla, nasihat ve izahla halletmeye uğraşmış ve başarılı olmuştur. 630’da tekrar Mekke’ye dönerek, bu şehri kolayca fethetmiş ve çok kısa zaman içinde, vahşi Arapları, dünyanın en medeni insanları haline getirmiştir.”

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 03-Ağu-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Pek çok tanımı bulunan kültür kavramı, genel bir tanımı ile bireyin yaşadığı toplum içinde öğrendiklerini nesilden nesle aktardığı bir bilgi mirasıdır diyebiliriz. Toplumun yaşadığı coğrafya ve iklime göre dil ve dinin de içinde bulunduğu unsurlarla gelenek göreneklerin oluşturulmuş halidir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 25-Tem-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Günümüz modern toplumlarının baş edilemez hale getirdiği yozlaşma, yabancılaşma, şiddet sorunları her geçen gün televizyon programlarının, sempozyumların, kişisel gelişim seminerlerinin başlıca konusu haline gelmiştir. Çevresel faktörlerdeki bu dejenerasyonun en büyük dezavantajı ise kişisel gelişim adımlarında bireyin içinde yetişeceği toplum ile etkileşiyor olmasıdır.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 24-Tem-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Haklarında yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayetlerin dışında çok fazla hurafe ve hikayenin olduğu ümmetlerden olan cinler, insanlık için her zaman merak ve korku konusu olmuştur. Kur-an’ı Kerim’de Cin suresi ve diğer surelerde bildirildiğine göre Cin’ler şuur, idrak ve irade sahibi varlıklardır. Bu sebepledir ki Allah’a iman ve ibadet etmekle sorumludurlar. 

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 19-Tem-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Kur’an-ı Kerim’de çok fazla sayıda ayette hem akıl hem kalp konusu geçmektedir. Kimi zaman birlikte kimi zaman ayrı ayrı anılır.  Kur’an'ın anlamamızı istediği en çetrefil konulardan biridir akıl ve kalp ilişkisi. Akleden kalpten bahsedilir sıkça.

Devamı Devamı