Türk kültüründe kadının yeri nasıldır?

Kültür 27 Şub 2021 Contributor
Türk kültüründe kadının yeri
Evgeny Petrushin-Dreamstime.com

Dünya tarihinde etkili olan medeniyetlerde kadın faktörünün farklı farklı konumlandırıldığı görülmüş, Türk kültüründe kadının yeri ise apayrı bir yere sahip olmuştur. Gerek İslamiyet öncesi gerek İslamiyet sonrası Türk toplumlarında kadın, her zaman önemli olmuştur. Bu bereketli toprakların kadınları her alanda kendini göstermiştir.

Batı kültürlerinde kadın algısı nasıldı? Bugün batı kültürünün kaynağı niteliğindeki Yunan mitolojisi ve kültüründe kadın Türk kültüründeki kadınla kıyaslandığında hayli ilginç bir konumdadır.

Yunan mitolojisinde tüm kötülüklerin kaynağı olarak görülen kadın, dönemin ünlü düşünürlerin söz ve eserlerinde aşağılanmış şekilde anılır. Örneğin ünlü düşünür Aristo halktan birinin sahip olabileceği tek kölenin kadın olduğu, kadının ancak akıllı bir koca sayesinde değer kazanabileceği gibi görüşlerine eserlerinde yer vermiştir.

Aynı bakış açısı Yunan mitolojisinde içinde sadece kötülük ve acı barındıran ilk kadın olan Pandora’nın yaratılmasının, tanrı Zeus’un insanlardan öc almak için yaratıldığı anlatılır. Bu kadim kültürlerden etkilenen batı kültürü, yüz yıllarca kadını aşağılayan bir tutum içinde olmuştur.

İslamiyet’ten önceki Arap kültüründe kadının durumu nasıldı?

İslamiyet öncesi Arap toplumunda da kadın faktörünün, kadim Yunan kültüründekiyle benzer şekilde aşağılandığı, yok sayıldığı görülmektedir. Sosyal hayat içinde ekonomik, hukuki olarak hiçbir hakkı olmayan kadındır! Kocasının verdiği maddi değerle satın alınarak evlenilen, ancak koca isterse boşanabilen ve çok eşliliğe boyun eğmek zorunda olan bir yapıdaydı.

Daha da vahim olanı Arap toplumunda işe yaramaz görülen kadın algısından dolayı, doğan kız çocuklarının diri diri gömülmesi gibi insanlık dışı uygulamalar mevcuttu. İslamiyet’ten sonraysa Arap geleneklerinin çoğu kırıldı. En azından İslam Devleti döneminde kadınlar hak taleplerinde bulunabilir hale gelmişlerdi.

Türk kültüründe kadının yeri ve önemi nedir?

Kültür bir milletin tüm özelliklerini kapsayan, yansıtan unsurların bütünüdür. Bu bütünlük içinde toplumun en küçük yapı taşı olan aile, kültürün oluşturulmasındaki en önemli kurumdur. Türk kültüründe kadınsa ailenin vazgeçilmez unsurudur. Esasen Türk kültüründe çok gerilere, Hun ve Göktürk dönemlerine gidildiğinde bile kadının önemli olduğu yazılı kaynaklarda görülmektedir. Öyle ki o dönemlerde evlatlara kız erkek ayrım yapılmadan “oğul” denildiği görülür.

Savaş zamanında Türk kızlarının düşman eline geçmesi büyük bir zillet kaynağıdır. Türk kadınlarının tüm aile içi eğitimleri, iyi bir aile kurmaları ve kendi otağlarının dirayetli hanımı olmaları yönündedir.

Kadim Türk kültüründe kadın, atalar geleneğini sürdürme, gürbüz çocuklar doğurma, savaş zamanlarında yiğitlik gösterme, gerek olduğu zaman savaşabilme niteliklerini taşımaktaydı. Dede Korkut hikayelerinde bir erkeğin eşinde istediği özellikler sayılırken bu özelliklere yer verildiği görülmektedir.

Bu hikayelerde Türk erkeğinin hanımı olacak kadının güzelliği yanında yiğit, cesur ve atak olmasının arzulandığı geçmektedir. Yine destanlar zamanında yazılan kadın tasvirlerinde kadının güzelliği övülmüş, bu özellikler erkekler tarafından ulaşılamaz olduğundan kutsanmıştır.

Eski çağ ve Orta çağ dönemlerinde çağdaşı olan medeniyetlerin aksine Türk kadını toplumun her kademesinde hatta devlet yönetiminde oldukça etkili bir role sahiptir. Bilinen en eski yazılı Türk kaynağı olan Orhun kitabelerinde Bilge Kağan’nın Tanrı’nın Türk devleti yok olmasın diye babası İlteriş Kağan ile anası İlbilge Hatun’u yükselttiğinden bahseder. Yazılı bir kaynakta hükümdar yanında eşinin anılması bile kadının ne denli önemli olduğunun göstergesidir.

Genel olarak bakıldığında geleneksel Türk kültüründe kadın erkeğin ne arkasın ne önünde tam yanında yer almaktadır. Kurtuluş savaşından sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün, savaşlardaki emekleri, cesaretleri ve yiğitlikleriyle övdüğü Türk kadınlarına minnettarlığını anlatan sözleri bulunmaktadır.