Türk Tarihinde Aksakallılar Kimdir?

Photo 194877136 © Honourableandbold - Dreamstime.com

Tarihi uzun yıllara dayanan köklü milletlerden olan Türk yazılı tarihleri yanı sıra kulaktan kulağa yayılarak günümüze kadar gelmiş efsaneler, hikayeler de bulunmakta. Bunların bir kısmına yazılı kaynaklarda değinilirken bir kısmı ise ilgili hiç yazılı kaynak bulunmamakta. İşte Aksakallılar kimdir sorusu da bunlardan biri. Aksakallılar da bu efsanelerden biri olarak karşımıza çıkmakta. Diğer adı “Börü Budun” olarak geçen Aksakallılar topluluğunun var olup olmadığı bir muamma olarak gizemini korumakta. Özellikle Türk toplumunda öne çıkan bu Aksakallılar kavramını birlikte inceleyelim.

Bu şaibeli Türk Aksakallılar teşkilatının ayrıntıları ise şöyle: İslamiyet öncesi Orta Asya Türk toplumları tarafından kurulduğu düşünülen bu teşkilatın kuruluş amacı Çin ve ilişkide olunan diğer ülkelerde ajanlık faaliyetlerinin yürütülmesi idi. Örgütlenmesine dönemin hakanları ve şamanlarının öncülük ettiği düşünülen bu yapılanmanın Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarında da etkin rol oynadığı, dahası   günümüzde de varlığını koruduğuna inanılmaktadır.

Türk Börü Budun teşkilatı nedir?

Biraz daha detay verecek olursak Türk Börü Budun teşkilatının Türk Göktürk Hakanı Vezir bilge Tonyukuk tarafından Kutluk Kağan’ın emretmesi üzerine yaklaşık altı yüz seksenli yıllarda kurulduğu bilgisine ulaşıyoruz. Anlatılanlara bakılır ise Aksakallılar teşkilatı Türk toplumu tarafından kurulmuş dünyadaki ilk gizli haber alma teşkilatıdır.

Aksakallılar kimdir?

Bu isimle bilinen kişilerin orijinal adı olan “Börü Budun”un kelime anlamından yani “Kurt Soyu/Milleti” ile bağlantılı olarak simgesi kurt başlı sancak olarak belirtilmekte. Türk tabasının Anadolu topraklarında yayılması için Aksakallılar faaliyet göstermiştir. Türk toplumunda Aksakallılar ne gibi faaliyetlerde bulunmuştur? Selçuklu İmparatorluğunun kuruluş aşamasında zekiliği ve cesurluğu ile ön plana çıkan Selçuk Bey’in Börü Budun teşkilatına alınması ile başladığını, örgütün o dönem Anadolu topraklarında var olan diğer Türk beyliklerinin desteğini sağlayarak imparatorluk temellerini attığı yönünde bilgilere ulaşıyoruz.

Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurulduğu dönemlerde Aksakallılar İslamlaşmış olsalar da gelenek ve uygulamalarında hala Göktürk’lerin şaman inancına bağlı olarak, ayinlerini, büyülerini ve tılsımlarını kullanmayı sürdürmüşlerdir. Aksakallılar Selçuklu İmparatorluğu’nun Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu olarak ayrılmasında da önemli rol oynamıştır. Alaeddin Keykubat zamanına gelindiğinde birçok dergahın şeyh ve pirlerinin de bulunduğu ağını oldukça genişletmiş olduğu ve istihbarat faaliyetlerini yoğun bir şekilde yürüttüğü söylenmekte.

Tarihte yeni stratejiler geliştirmişlerdir

Anadolu topraklarındaki Türk yapılanmasında önemli etkileri olduğu düşünülen Aksakalılar teşkilatı Selçuklu İmparatorluğu’nun zayıflamaya başlaması ile birlikte yeni bir strateji geliştiriyor ve o dönem Anadolu’da hüküm süren Türk beylikleri içinden neredeyse en az toprağa sahip olan Osmanlı Beyliği’ni seçiyor. Bu seçimde ilginç olan o dönemde var olan Türk uç beylikleri içinde en kuvvetli beylikler olarak Karamanoğulları, Aydınoğulları, Germiyanoğulları, Karesioğulları gibi beyliklerin var olmasına rağmen Osmanlı Beyliği’nin seçilmesi gibi görünüyor. Bu seçimden sonra sağlanan istihbarat ağının genişliği Edebali, Davud-i Kayseri ve Dursun Fakif gibi Aksakallılar aracılığı ile de kültür ve din öğelerinin yayılması sağlandı.

Buraya kadar anlattıklarımızdan Aksakallılar diye nitelenen kişilerin Anadolu’da Müslüman Türk hakimiyetini sağlamak için planlı ve stratejik çalışan bir örgüt olduğunu anlıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun sonraki dönemlerinde ise özellikle Fatih Sultan Mehmet ile birlikte hedeflerin daha da büyüterek cihan imparatorluğu kurma yolunda adımlar attıkları görülüyor. Tüm dünyanın düşmanlık ve aynı zamanda hayranlıkla izlediği fetihlerdeki başarılarda, fetih edilecek bölgede Aksakallılar yıllar süren istihbarat çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalar sonucu kolaylık kazandırdıkları düşünülüyor.

Osmanlı padişahlarının günümüz kadar gelmiş halen çeşitli müzelerde sergilenmekte olan tılsımlı kaftanları, dualı kılıçları, savaş ve barış dönemlerinde okunan dua ve ritüelleri, ordu yapılanmasındaki disiplin konularında çok köklü bir geleneğin yattığı aşikar olmakla ile birlikte Aksakallılar bu disiplinde ve kazanılan başarılarda ne denli etkin; hala gizemini korumakta.