SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Türkiye İslam ve kültür arasındaki derin bağ

Kültür 30 Ara 2020
abdullah-oguk-yfbtK41tWHg-unsplash
Abdullah Öğük-Unsplash

Ülkemiz Türkiye İslam ve kültür arasındaki ilişki, günlük yaşamdan yeni nesillere bırakılan mirasa kadar uzanan geniş bir kavramdır. Bu noktada bahsi geçen kültür, dini ögelerden etkilenerek tarihi bir süreçte ve insan eliyle oluşturulmuştur. Medeniyet ürünü olarak nitelendiren tüm kavramlarsa inanç sistemi baz alınarak oluşturulmuştur.

İslam medeniyeti nasıl doğdu?

Allahü Teala insanın dünyaya ayak basmasıyla birlikte imana yönelmeleri konusunda türlü uyarılarda bulunmuştur. Kavimlere gönderilen peygamberler insanları sürekli iman etmeye davet etmiştir. Bu bakımdan Hz. Adem’e vahyin gelişi İslam kültürünün doğuşu olarak kabul edilebilir.  Bu kültür, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ilk vahyin gönderilmesiyle daha da olgunlaşır.

İslam kültür ve medeniyeti İslamiyet çevresinde gelişen bir olgudur. Buna göre İslam inancını benimseyen toplumlar, bu medeniyetin gelişmesinde aktif rol üstlenmiştir. Türkler, çok uzak tarihlerden beri İslamiyet’i benimsemiş ve bugüne kadar gelmiş bir millettir. Dolayısıyla ülkemiz islam ve kültür açısından önemli değerlere sahiptir.

Türkiye’de İslam ve kültürü öne çıkaran değerler nelerdir?

İslam kültür medeniyeti oluşturan ana kaynaklar; aklı selim kararlar almak, Kur’an ve sünnete uyarak yaşamak ile İslami yapıya uygun örf ve adetlerdir. Buradan da anlaşılacağı üzere İslam kültürü hem günlük yaşamda hem de diğer alanlarda görülebilen bir oluşumdur.

Türklerde cami ve mescid yapılması, özellikle hükümdarlar tarafından gelenekleştirilen bir eylemdir. Buna göre, ülkemizde adını dünyaca duyurmayı başarmış pek çok camiyle karşılaşmak mümkündür.

Süleymaniye Cami, Selimiye Cami, Sultan Ahmet Cami ve Eyüp Sultan Cami; bunlar arasında en tanınan yapılardır. Bu yapıların içerisinde çoğunlukla türbelere yer verilir. Türbe kültürü de ülkemizin dini mirasının bir parçası olarak kabul edilir. Ancak İslam kültürünü yalnızca mimari eserlerle sınırlandırmak mümkün olmaz. Manevi değerler de bu büyük medeniyetin bir parçası olarak kabul edilir.

Türkiye İslam ve kültür dünyası turizm başkenti seçilen ili hangisidir?

57 üyeden oluşan ve İslam ülkelerini aynı çatı altında toplamayı hedefleyen İslam İşbirliği Teşkilatı, her sene bazı etkinlikler düzenlemektedir. Bunların başında da İslam Dünyası Turizm Başkenti ve İslam Dünyası Kültür Başkenti seçimleri gelir. Türkiye, her iki kategoride de yarışmayı başaran bir ülkedir. Buna göre, Konya 2016 yılı kültür başkenti unvanı almaya hak kazanmıştır.

Dünyanın en eski yerleşim beldelerinden biri sayılan Konya, manevi bakımdan oldukça baskın değerlere sahiptir. Bu bağlamda Türk-İslam dünyasına katkı sağlayan pek çok ilim adamı ve alimin burada toplandığı bilinir. Yani, bu şehir eski zamanlarda da ilim ve sanat merkezi olarak işlev yapmıştır.

Konya, 12. yüzyılın orta zamanlarına kadar altın çağını yaşamış kabul edilir. Bu döneme kadar; Muhyiddin Arabi, Mevlana Celaleddin Rumi, Şemsi Tebrizi ve Kadı Burhaneddin gibi isimlere ev sahipliği yapmıştır. Hatta bu kişiler en kıymetli çalışmalarını Konya’da yürütmüş ve tüm dünyaya duyurmuşlardır.

Konya’da çalışma yapan ilim insanları ve alimler, milli kültürümüzün ayrılmaz bir paçasıdır. Bu kişiler yalnızca dini ve ilmi çalışmalar yapmakla kalmamış duruşlarıyla da insanlara iyi birer örnek olmuşlardır. Bu bakımdandır ki hoşgörü kavramı Mevlana Celaleddin Rumi ile bağdaştırılmıştır.

Kısacası, İslam kültür ve medeniyeti insanın dünyaya ayak basmasıyla doğmuş ve hala gelişmekte olan bir olgudur. Türkler de İslamiyet’i kabul ettikten sonra İslam’ın da etkisiyle yeni bir kültür geliştirmişlerdir. Bu kültürün parçaları günlük yaşamda, milli değerlerde ya da mimari eserlerde rahatlıkla görülmektedir.

YAZI: İPEK ATACAN