Üç kötü huy; tecessüs, gıybet ve suizan

İslam Contributor
deniz manzarası
Olha Rohulya-Dreamstime

Yüce Allah, kardeşlikle bağdaşmayan, sosyal ilişkileri olumsuz etkileyen üç kötü huydan (tecessüs, gıybet ve suizan) müminlerin sakınmasını ister. Ne yazık ki bu fani dünyada pek az mümin bunu başarmaktadır.

Kalp ile gıybet nasıl olur?

Suizan bir kimse için kötü zanda bulunmaktır. İmam Gazali, bunu ‘kalp ile gıybet’ olarak tanımlayarak; ‘kötü bir şeyi gözüyle görmeden, kulağıyla duymadan bir kimse için kötü duygu ve düşüncelere kapılmak’ şeklinde açıklamıştır. Buna göre, kötü zan, kalp ile yapılan bir gıybet olması sebebiyle haramdır. Kalp ile yapılan gıybet, bir de başkalarına açıklanırsa daha fazla günaha neden olmaktadır. Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde bu konuyu şöyle açıklamıştır:

“Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun; eğer yoksa bir de iftirada bulundun.” (Ebu Davud)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bu hadisi şerifleriyle konuyu ne de güzel özetlemiş.

“Ey iman edenler! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz.” (Hucurat, 6. Ayet)

Bu ayet, bir kimse ya da olay hakkında kesinleşmiş kanıt olamadan, gerçeği bulmak için araştırma yapmadan zan ile sonuca varmanın kulları pişmanlığa sürükleyeceği konusunda uyarıyor. Zan, çoğu zaman isabetsiz olabilmektedir. Zan üzerinden varılan hüküm, iftira niteliği taşır, vebali de büyük olur. Bu yüzden suizan haram kılınmış, sakınılması gereken bir davranıştır.

Tecessüs etmek ne demektir?

Tecessüs, başkalarının eksiğini, kusurunu, ayıbını ya da gizlediği bir şeyi araştırmak, sorgulamak ve açık etmektir. Bu ahlaki anlamda ayıp olması yanında dinen de günah bir davranıştır. Hz. Muhammed hadislerinde müminleri birçok kez uyarmıştır.

Başkalarının kusurlarını araştırarak ortaya çıkarmak onların fesada sürüklenmesine vesile olmaktır. Özel hayatın mahremiyeti, temel insan haklarından biridir. Nitekim Nur suresi 27. ve 28. ayetlerinde başkalarının evine izinsiz girilmemesi buyurulmuş özel hayatın gizliliğine dikkat çekilmiştir.

Kuran’da gıybet ve suizan nasıl açıklanıyor?

Gıybet, bir insanın arkasından hoşuna gitmeyeceği şekilde konuşmak, dedikodu yapmaktır. Bir kimsenin fiziksel özellikleri, nesebi, hal ve hareketleri, mesleği, kıyafeti, evi gibi şeyler hakkında hoşa gitmeyecek, alaycı, küçümseyici, rencide edici şekilde konuşmak gıybettir. Bu davranış, söz, yazı ve hareket, kaş-göz işaretleri ile de yapılabilir.

Gıybet etmek, kişi ve aileleri olduğu kadar bir toplumu bile rencide edebilir, huzursuzluğa, kavgaya, küskünlük ve düşmanlığa sebep olabilmektedir. Bu nedenle Yüce Allah ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, gıybet etmeyi kesinlikle yasaklamıştır.

“Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Hucurat, 12. Ayet)

Bu ayette de buyurulduğu üzere gıybet eden kişi, ölü insanın etini yemek gibi kötü, iğrenilecek bir davranış yapmış, kul hakkına girmiş olmaktadır. Tövbe etse bile gıybeti yapılan kişi hakkını helal etmedikçe bu büyük günahın vebalinden kurtulamaz. Gıybeti dinleyen kişi hiçbir şey söylemese dahi bu günaha ortak olmaktan kurtulamaz. Mümin bir kişi gıybet karşısında bunu yapanı uyarmalı, konuşulanlara itirazda bulunmalı ve uzaklaşmalıdır.

Tecessüs, suizan ve gıybet; haksız yere bir Müslümanın haysiyetine zarar vermek demektir. Oysa dinimizde Müslümanın diğer bir Müslümana malı, canı, namusu kadar onuruyla oynamak da haramdır. Bir Mümine şer olarak Mümin kardeşini hakir görmesi kafidir.

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.