UNESCO Dünya Mirasları Listesi Camileri

Photo 132926419 © Ozdereisa - Dreamstime.com
Sivas Divriği Ulu Camii 132926419 © - Dreamstime.com

Dünya üzerinde var olan tüm inançlarda ibadet amacı ile kullanılan kutsal bir mekan olduğu görülür. İslam inancında bu mekanlar camilerdir ve Müslüman devletler tarih boyunca sayısız cami inşa ettirmiştir. Hatta bu camilerden bir kısmı UNESCO Dünya Mirasları Listesi dahilinde kalıcı veya geçici olarak girmeyi başarmıştır.

UNESCO Dünya Mirasları Listesi amacı, dünyaya ortak bir miras bırakmaktır. Bunun için hem kültürel bakımdan hem de doğanın bir hediyesi olarak sunulan yerler adlandırılır ve koruma altına alınır. Ülkemizde yer alan, Sivas Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası ve Edirne Selimiye Cami de bu listede yer alan yapılar arasındadır.

Sivas Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası: Divriği Ulu Cami, Mengücekliler döneminde Ahmet Şah tarafından yaptırılmıştır. Yapının 1229 ile 1229 tarihlerinde yaptırıldığı tahmin edilir. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne giren bu cami “kapıda beliren insan silueti” ile tanınır.

İnsan siluetinin belirdiği kapı, girişte yer alır ve gölge ikindi güneşinin camiye düştüğü vakitlerde ortaya çıkar. Bu insan silueti Kur’an-ı Kerim okuyan ve namaz kılan bir erkeğe benzetilir.

Anadolu’nun her yeri kültür beşiği

Dünyaca isim yapmış Evliya Çelebi, Sivas Divriği Ulu Cami hakkında şu betimlemeyi yapar: “Üstad, mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır.”

Evliya Çelebi’nin övgüsünden de anlaşılacağı üzere Divriği Ulu Cami işçilik bakımından benzersiz bir camidir. Yapının batı tarafında çift başlı kartal ile doğan motifi yer alır. Bunlardan çift başlı kartal Alaaddin Keykubad’ın arması, doğan ise Ahmet Şah’ın arması olarak tanınır.

Edirne Selimiye Cami: Selimiye Cami, Mimar Sinan’ın ileri yaşlarda yaptığı ve “ustalık eserim” diyerek tarif ettiği bir yapıdır. Yapımına 1568 senesinde başlanan cami Osmanlı padişahlarından 2. Selim’in emri ile inşa ettirilir. 2011 senesinde UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne giren cami, Osmanlı Mimarisi denilince de akla gelen ilk eserler arasındadır.

Edirne’deki Selimiye Camii

Selimiye Cami’nin neden Edirne’ye yaptırıldığı konusunda net bir bilgi yoktur. Ancak konuyla ilgili farklı yorumlara ulaşmak mümkündür. Evliya Çelebi’ye göre 2. Selim bir gece rüyasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i görür ve kendisinden bir cami yaptırması istediğini aktarır. Bir başka yoruma göre de İstanbul’da büyük bir cami yaptırmaya gerek olmadığı ve padişahın Edirne’yi çocukluğundan beri sevdiği üzerinedir.

Selimiye Cami, mimari özellikleri bakımından oldukça dikkat çekicidir. Cami minarelerinin alem yüksekliği de dahil olmak üzere yaklaşık 85 metreye ulaştığı bilinir. Şehrin herhangi bir noktasından görünebilir olması da Selimiye Cami’ne has bir durumdur.

Caminin dış mimarisinde olduğu gibi, iç süslemelerinde de ince bir işçilik yapılmıştır. Bu bağlamda iç süslemede; mermer ustalığı ile çini ve hat sanatından yararlanılmıştır. Müezzin mahfilinin ayağında ise bunlardan farklı olarak bir ters lale motifi yer alır.

Ters lale motifi hakkındaki rivayete göre ise, caminin arsasında inşaat öncesinde bir lale bahçesi bulunur. Fakat bahçenin sahibi buraya cami yapılmasını istemez. Sonradan ikna olunca da Mimar Sinan’dan içeriye bir lale motifi koymasını ister. Mimar Sinan ters lale ile hem lale bahçesini hem de bahçe sahibinin ters oluşunu ifade eder.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan diğer camiler: Dünya Mirası Listesi’nde kalıcı eserler olduğu gibi geçici eserlere de yer verilir. Buna göre, Konya Eşrefoğlu Cami ile Kastamonu Mahmutbey Cami, bu listeye geçici olarak girmeyi başarmış yapılardır.