Uykusuzluğa Son!

eye_drew_graham_unsplah
Kendi uyku düzenininizi oluşturun. Fotoğraf: Drew Graham-Unsplah

Uyku, insanın tüm vücut sistemlerini yavaşlatmanın ve dinlendirmenin bir yoludur. Bu nedenle de uykudan uyanan insan, kendisini daha zinde ve enerjik hisseder. Yapılan tıbbi araştırmalar yeterli ve düzenli uykunun insanın fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olduğunu kanıtlar. İslam dininde de gecenin uyku ve dinlenmek için ayrıldığı vurgulanır.

Uykunun sağlığımız üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkileri nelerdir? İnsanın hormon sisteminin çalışması ve bağışlık sisteminin dengelenebilmesi için gün içerisinde yeterli saat uyumuş olması gerekir. Aksi takdirde uykusuz kalan vücutta ciddi sağlık problemleri ile karşılaşılabilir.

Dünya Uyku Araştırma Toplumu tarafından elde edilen istatistiklere göre uyku saati ve hastalığa yakalanma riski arasında bir ilişki vardır. Bu bağlamda 6 saatten az ve 10 saatten fazla uyuyanların hastalığa yakalanma ihtimali %30 olarak belirtilmiştir.

Uykusuz kalmak fiziksel olduğu kadar, psikolojik sorunlara da yol açabilir. Çünkü uyku sayesinde metabolizmanın dinlendiği gibi zihin de dinlenir. Günde 5 saatten az uyuyan kişilerde görülen başlıca sağlık problemleri ise Obezite, kalp krizi, diyabet, depresyon, stres, unutkanlıktır.

Günde kaç saat uyumalıyız? Bir insanın cinsiyeti, uğraştığı iş, sağlık durumu ve yaşı; ihtiyacı olan uyku miktarı üzerinde rol oynar. Bu sebeple de doğru uyku düzeni kişiden kişiye göre farklılık gösterir. Ancak herkes için geçerli olan bazı uyku saatleri ve yatış pozisyonları bulunur. Bu bağlamda Dünya Sağlık örgütü gece 22.00-03.00 arası yapılan uykuların daha verimli olduğunu belirtir. Bu aralıkta uyuyan insanların tüm yorgunluklarını attığı ve sağlıklı bir uyku yaptığı kabul edilir.

Uykusundan verim almak isteyenlerin yapması gereken bir detay da doğru uyuma pozisyonunu sağlamaktır. Bu bağlamda kişilere, sağ ya da sol taraf dönerek ve dizleri de karınlarına çekerek uyumaları tavsiye edilir. Bu uyuma biçimi aynı zamanda “fetüs pozisyonu” olarak da adlandırılır.

Gece uykuları dışında, gün içerisinde yapılan şekerlemelerin de vücut sağlığı açısından pozitif etkisi olduğu görülür. Öğle saatlerinde yapılacak 1 ya da 1,5 saatlik bir şekerleme; fiziksel fonksiyonları güçlendirir. Öğle uykusuna yatan kişilerin sonraki 24 saatte daha enerjik ve dinç olduğu görülür.

Öğle uykusu kalp sağlığını da olumlu etkiler. Gündüz uykularının düzenli tekrar edilmesi kardiyolojik anlamda oluşabilecek hastalıkları en aza indirir.

Düzenli uyku stres, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkların azalmasına yardımcı olur. Stres hormonları uyku esnasında baskılandığı için, hissedilen psikolojik sıkıntılarda da gerileme gözlenir.

Düzenli uyku, düzenli beslenmeye destek vererek, kontrolsüz kilo alımını durdurur. Bu bağlamda aşırı yorgunluk sebebiyle hissedilen açlık, öğle aralarında yapılan ufak kestirmelerle giderilebilir. Gün içerisinde yapılan şekerlemeler sayesinde duygusal açlık problemleri de kontrol edilir.

Peygamberimiz’in uyku düzeni nasıldı? Hz. Muhammed’in (S.A.V) uyku düzenine bakıldığında aslında günümüzde öğrenilen tıbbi detaylara uyum sağladığı gözlenir. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz’in ümmetine uyuma konusunda bazı kaideler öğrettiği ve bunu kendi hayatına da yansıttığı görülebilir. Hz. Muhammed (S.A.V) yatsıdan sonra çok geçmeden yatar ve gece yarısından sonra kalkıp teheccüd namazı kılardı. Günümüz saatlerine çevirmek gerekirse de şu sıralamayı izlemekteydi:

Yatsı Namazından sonra saat 22.00 sularında yatış.

02.00-03.00 saatleri arasında teheccüd namazına kalkış.

Öğle 11.00-13.00 saatleri arasında kaylule yapış.

Hz. Muhammed’in teheccüd namazının ardından sabah namazına hazırlandığı bilinir. Yani gece kalktıktan sonra tekrar uyumazmış. Ancak öğle saatlerinde 1 saatlik kaylule yaptığı rivayet edilir. Kaylule, bugünkü haliyle şekerleme ya da 1 saatlik dinlenme olarak ifade edilebilir.