Uzayda Hayat Var mı?

guillermo-ferla-Oze6U2m1oYU-unsplash
Fotoğraf: Guillermo Ferla Oze-Unsplash

Keşfetmekten yılmayan insanoğlu dünyanın dışında bir yaşam kurmanın hayalini kurmaya başlayalı çok uzun zaman oldu. Uzayda insanlık için yeni bir yaşam kurma fikri güncelliğini koruyor.

İslamiyet’te uzayda yaşama nasıl bakılıyor? 2012 yılında uzaya yolculuk yapan Malezyalı Müslüman astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor, uzayda ezan sesi duyduğunu söylemişti. Ramazan ayında uzay seyahatini gerçekleştiren astronotun ilgi çeken yorumlarını sizinle paylaşmak isteriz: “Uzay seyahatim Ramazan ayına denk gelmişti. Oruç zamanı ve ibadet zamanı, uzaya gidilen yere bağlıdır. O yüzden uzay mekiği, Kazakistan üzerinden fırlatıldığı için oradaki saati baz aldık. Yine Kazakistan saatine bağlı olarak beş vakit namazımı kıldım. Abdest olarak da teyemmüm aldım. Toprak olmadığı için duvarlardan teyemmüm abdesti aldım. Kıble olarak dünyaya yönünüzü çevirmek gerekti. Zaten uzay istasyonunun yönü, sürekli dünyaya bakacak şekildeydi. Yer çekimi olmadığından dolayı namaz kılmak için ayakları bağlamanız gerekiyordu.” Shukor, uzayda herkesin bir mucizeyi hissedeceğini belirtmiş ve “Ben orada
ezan sesini duydum. Uzay İstasyonu’nun içerisinde gerçek olarak bu ezan sesini
duydum.” diye eklemişti.

Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetler iki ana kola ayrılır. Ayetlerin bir kısmı yaşamımıza kılavuzluk eden muhkem ayetler yani “sağlam kılınmış, dış etkilere ve bozulmalara karşı korunmuş.” olarak geçer. Bir kısmı da bildiğiniz gibi Kur’an’ın gücünü kanıtlayan, yüzyıllar geçtikçe ilimle açıklanabilen müteşabih “Benzeşen, ayırt edilmesi zor olacak şekilde birbirine benzeyen” ayetlerden oluşur. Uzayın derinliklerinde bir hayatın olup olmadığını bulabilmemizin yolu ise bu müteşabih aytelerde bulunur.

Kur’an-ı Kerim’de geçen ayetlerden biri “Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47. Ayet) Burada bahsedilen gök, elbette uzayı da kapsamakta.

Bilim insanları, yüzlerce yıl evrenin genişleyip genişlemediğini tartıştılar ve bu tartışmalara cevabı 20. yüzyılda Edwin Hubble verdi. Araştırmaları, Kur’an’da geçen “genişleyen evren” sözünü doğruladı. Bu durum, biraz önce bahsi geçen ayetimize işaret eder.

Uzayda yaşam sorusuna cevap verdiği örnek gösterilen bir diğer ayet de Nahl Suresi’nin 49’uncu Ayeti olarak karşımıza çıkıyor. “Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler (boyun eğerler).” Bu ayet yorumlanırken canlılar ve melekler olarak iki ayrım yapılması göklerde, meleklerin dışında canlılar bulunduğuna vurgu yapıldığı yönündedir.

Bir başka ayette  “O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman olan Allah’ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk Suresi, 3. Ayet). Kuran-ı Kerim’de Allah’ın gökleri yedi kat olarak yarattığının bahsi geçer. Bilimsel olarak da gökyüzü yedi katman olarak açıklanmıştır. Bilim insanları bu katlara Troposfer, Stratosfer, Ozonosfer, Mezosfer, Termosfer, İyonosfer, Ekzosfer adlarını verdiler.

Bu konuda en çok işaret edilen ayetlerden biri de; “Ey cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Ancak kudretle geçebilirsiniz. (Rahman Suresi, 33. Ayet) Bu ayet yorumlanırken yerlerin ve göklerin uzak noktalarından kastın uzay olduğu belirtiliyor, uzayın derinliklerine ulaşmanın da ancak kudretle mümkün olabileceği vurgulanıyor yani oralara gitmek imkansız denmiyor kudret gerektiği söyleniyor.

Uzayda hayat var mı? Bu sorunun yanıtı henüz bir netlik kazanmadı. 28 Nisan 2020 tarihinde ABD, 2003 ve 2004 yıllarına ait pilotların çekmiş olduğu birtakım videoları yayınladı. Bu videolardaki cisimleri, tam olarak UFO olarak tanımlamasa da bu cisimlerin bilinmeyen, tanımlanamayan cisimler olduğunu belirtti. Kesin olarak birer uzay aracı olduklarını kabul etmeseler de ucu açık bir bildiri yayınlandı. Özetle uzayda hayatın olup olmadığı hala bir muamma olarak yanıtlanmayı bekliyor.

Bir gün insanoğlu o kudreti bulur ve uzayda bir yaşam kurma şansı olursa Müslümanlar için orada nasıl bir yaşam pratiği oluşacağını görebileceğiz. Uzaya giden Müslüman astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor gibi oranın koşulları dinimize göre düzenlenebilir. Din bilginleri bu konu ile daha derin araştırmalara da yer vereceklerdir.

Allah’ın yarattığı kainatın sonsuzluğu karşısında bir kez daha hayranlığa düşmemek mümkün değil.