Vefat Edenin Ardından Yapılması Gereken Görevler Nelerdir?

ID 47042895 © Nedžad Đedović | Dreamstime.com
ID 47042895 © Nedžad Đedović | Dreamstime.com

İslam inancında ölüm her canlının yaşayacağı bir durumdur. İnsanlar için bu bir son değildir, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Her insan öldükten sonra yeniden dirilecektir. İşlediği iyi ve kötü amellerin hesabını vermek için Ahiret Gününün gelmesini bekleyecektir.

İnsanlar neden ölür? Allah’tan başka kimse sonsuza kadar yaşayamaz. İnsanların, hayvanların, bitkilerin ve diğer alemlerdeki her canlının bir ömrü vardır. Bu ömrün süresi tamamlandığında her şey can verir.

İnsanlar dünyaya Allah’a kulluk ve ibadet etmesi için gönderilmiştir. Dünya hayatını iyi yaşayan insanları ölümden sonra güzel bir hayat beklemektedir. Güzel amellerin mükafatlarını alacaktır. Kötü amel sahipleri ise yaptığı her işin hesabını vererek bunların cezasını çekecektir.

Vefat etmiş bir kimsenin ardından yapılması gereken başlıca görevler nelerdir? Her Müslümanın diğer Müslüman kardeşi üzerinde hakları vardır. Bu haklardan biri de vefat etmek üzere olan kardeşine karşı görevlerini yerine getirmektir.

Hz. Muhammed Müslümanların diğer Müslümanlara olan haklarını hadisinde “Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selam almak, hasta ziyaret etmek, cenazenin arkasından yürüyüp (namazını kılmak ve defniyle meşgul olmak), davete icabet etmek ve aksırana ‘Allah sana merhamet eylesin!’ demek.” (Buhari) olarak buyurmuştur.

Vefat eden kişinin ardından cenaze namazı kılmak Müslümanların bir görevidir. Bu durum farz-ı kifayedir. Cenazenin kabristana taşınmasına eşlik etmek ise bir sünnettir. Cenazeye katılan kimselerin çoğu bu sünneti de yerine getirir.

Güzel anılardan bahsetmek, vefat eden kişinin yakınları için güzel bir durumdur. Ölmüş kişinin ardından kötü konuşmamak gerekir. Taziyede bulunan kimseler, hal ve davranışlarına dikkat ettiği gibi sözlerine de dikkat etmelidir.

Hz. Muhammed taziyede bulunmak ile ilgili “Başına bir musibet gelene taziye ziyaretinde bulunan kimseye musibete uğrayanın sevabı kadar sevap verilir.” buyurmuştur. (İbn Mace)

Cenaze evine taziye için giden kimselere ölümün güzel tarafından bahsetmek gerekir. Üzgün olan kimseler için anlayışlı olmak lazımdır. Ayrıca eve giderken gelenler için ikram edilmek üzere yemek götürmesi de tavsiye edilir.

Vefat etmiş kimseye olan hakkını helal etmek dinimizce hoştur. Hakkını helal etmek bir zorunluluk değildir. Allah, kulların birbiri üzerinde olan hakkını dünya hayatında olmasa da ahiret hayatında alabileceğini buyurmuştur.

Vefat eden kişinin günahlarının affı için dua etmek, onun adına hayır işlemek, Kur’an-ı Kerim okuyarak ruhuna göndermek insanlar arasında güzel ve değerli bir davranıştır. Ölmüş kişiye olan sevginin bir göstergesidir.

Hz. Muhammed, ölmüş kimselerin arkasından yapılması gereken bazı davranışları ve mükafatları Müslümanlara müjdelemiştir. Peygamber Efendimiz hadis-i şerifinde “Kim bir ölüyü yıkar, onu kefenler, (kefenine) güzel koku sürer, (cenazesini) taşır, cenaze namazını kılar ve ölünün üzerinde gördüğü (olumsuz şeyleri) yaymazsa anasından doğduğu gibi günahlarından arınmış olur.” buyurmuştur. (İbn Mace)

Vefat eden kimsenin arkasından yapılmaması gerekenler nelerdir? Ölüm, Allah’a kavuşmak için atılan ilk adımdır. Bu sebepten bir son değil, bir başlangıçtır. Ölümü hatırlayan ve onu bir kurtuluş olarak gören kimseler bu durumun farkındadır.

Ölmüş kişinin ardından uzun yaslar tutmak, bağırarak ağlamak, onu kötü anmak ve arkasından kötü sözler söylemek İslam’da hoş karşılanmamaktadır. Sevdiği kişileri kaybeden kimseler, acılarını olabildiğince içinde yaşamalıdır. Dünya hayatına veda ettikleri için Allah’a isyan etmemelidir.

Hz. Muhammed, vefat eden kimselerin arkasından yapılmaması gereken davranışları hadis-i şerifinde, “(Ölenlerin ardından) avuç içi ile yanaklarını döven, yakalarını yırtan ve cahiliye âdeti olarak bağırıp feryat eden kimse bizden değildir.” buyurarak anlatmıştır. (Buhari)