Vesveseden Nasıl Kurtuluruz?

Как быть, если муж злоупотребляет алкоголем
Fotoğraf: ID 145145588 © motortion | Dreamstime.com

Vesvese kelime manasıyla “Kötü telkinde bulunma” ve “İnsanın içine doğan kötü duygu, şüphe” anlamlarına gelir. Kur’an-ı Kerim’in farklı ayetlerinde vesveseden bahsedilir ve bazı hadislerde de vesveseden uzak durulması tembihlenir. Bu yönüyle vesvese dinimizde dikkat çekilen bir noktadır ve iman edenlerin de bundan uzaklaşması gerekir. Vesveseden kurtulmak isteyen kişilerin de şeytan ya da nefis tarafından fısıldanan bu fikirleri duymazdan gelmesi tavsiye edilir.

Vesvese yapmak neden şeytan işidir?

Vesvese kavramı Kur’an-ı Kerim’in 4 farklı ayetinde geçer. Bunlardan üçü vesvesenin şeytan işi olduğunu, biri ise nefisten kaynaklandığını vurgular. Nas Suresi’nde geçen ve şeytanı temsil eden “vesvas” kelimesi de vesveseden türemiş sayılır. Burada vesvesenin şeytanın eseri olduğu vurgulanır. Surede ifade edildiğine göre vesvesenin iki türlüsü bulunur. İlki, cinlerden olan şeytanlar ikincisi de insanlardan olan şeytanlardır. Bunlar, insanların akıllarını çelerek kötü işler yapmaya sevk ederler. İman edenleri de Allah yolundan ve ibadet etmekten uzak tutmaya çalışırlar.

Kaf Suresi, 27. Ayet’te geçen “Yandaşı (şeytan), “Rabb’im! Onu ben azdırmadım, o kendisi apaçık bir sapkınlık içinde idi” der.” ayeti de vesvese huyunun şeytan işi olduğuna işaret eder. Kur’an’da vesvese ile ilgili ayetlerin geçtiği surelerse aşağıdaki gibidir.

Araf Suresi

Kaf Suresi

Nas Suresi

Talak Suresi

Vesvese etmemek; olumlu düşünmek için neler yapmalıyız?

Vesvese, dışarıdan belli olmasa da aslında insanın iç dünyasında sıkıntı çekmesine sebep olur. Özellikle ibadet esnasında ortaya çıkan vesveseleri gidermek için olumlu düşüncelere yönelmek gerekir. Bu düşüncelere yönelmenin ilk adımı sabır ve şükür sayesinde nefisle mücadele edilebileceğinin bilinmesidir. Kişi, vesvese huyunun ibadete yönelmek için bir kamçı görevinde olduğunu kabul edebilir. Ona ehemmiyet vermeden Allah’a dua etmeye devam edebilir.

Evrende yaratılan varlıklara göz atmak, olumlu düşünceye yönelmenin diğer bir yoludur. Bu bağlamda yeryüzü ve gökyüzü birbirinden ne kadar ayrıysa insan ve şeytan da o kadar ayrı varlıklardır. İnsanın görevi nasıl ibadet etmekse, şeytanın görevi de insanı vesveseye sürüklemektir. Bunların farkında olarak şeytanı ve onun vesveselerini göz ardı etmek, kişide olumlu düşünce oluşmasının temelini hazırlar.

Vesvese ve bundan kaynaklı tereddüt halinden kurtulmanın ilk yolu Allah’ın esmalarının zikredilmesidir. Buna göre, hastalık karşısında Ya Şafi denildiği gibi; vesvese ve ümitsizlikten kurtulmak için de Celal ve Cemal isimleri okunur. Şeytanın vesvesesine karşı koymanın bir diğer yöntemi de abdestli dolaşmayı alışkanlık haline getirmek. İslam alimlerine göre, abdestli gezen ve sürekli olarak Kur’an-ı Kerim okuyan kişiler bu vesvese huyundan Allah’ın da izniyle kurtulur.

Vesvese inancımıza zarar verir mi?

Şeytanın vesvese vererek bazı zamanlarda kişiyi imanından şüpheye düşürdüğü ile karşılaşılır. Vesvesenin hissedildiği başlıca anlar ise; abdest alınırken, namaz kılınırken, temizlik yapılırken ve niyet edilirken olarak dile getirilir. Bu anların ortak noktası ise dinin ibadet ve gerekliliğinin yerine getirildiği zamanlar olmasıdır.

İnsanın aklına ve kalbine düşen kötü fikirlerin, imana zarar verip vermediği de merak edilir. Bu bağlamda, Hz. Muhammed’in ashabından kimseler gelerek kendisine “Bazılarımızın aklından bazı vesveseler geçiyor ve normalde bunları söylemenin günah olacağına kaniyiz.” derler. Hz. Muhammed de onlara böyle bir korku duyup duymadıklarını sorar. Oradakiler de “Evet.” diyerek cevap verirler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz “İşte bu korku imandan gelir.” buyururlar. Müslim’den aktarılan bu olaya göre, vesvesenin inanarak dile getirilmediği müddetçe imana zarar vermediği anlaşılır. Yani, vesvese bunu dile getirmekten ve inanarak söylemekten korkulduğu sürece imanın varlığına işaret eder.