“Ya Olduğun Gibi Görün Ya Göründüğün Gibi Ol”un Derin Manası

ID 102589809 © Grey82 | Dreamstime.com
ID 102589809 © Grey82 | Dreamstime.com

Mevlana Celaleddin Rumi, vermiş olduğu öğütler ile çok insana ışık olmuş ve yüzyıllar boyunca unutulmamıştır. Bu öğütlerin temelinde ise ahlak ve ahlaklı olmanın önemine yer verilir. Mevlana’ya ait bilinen 7 öğütten sonuncusu “Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” sözüdür. Anlamına bakıldığında bu öğüdün derin manalar taşıdığı dikkat çeker.

“Ya Olduğun Gibi Görün Ya Göründüğün Gibi Ol” ne demek? Şeytan, türlü vesveseler vererek insanların olduklarından farklı görünmelerine ve davranmalarına sebep olur. Mevlana’nın bu değerli sözü de insanların çıkar ya da korku ile hareket ederek türlü hallere girmemesi gerektiğini öğütler.

Bu söz ile dile getirilmek istenen şey insanın her şeyden önce dürüst olmasıdır. Bu dürüstlük, kişinin hem kendi içinde hem de dışarıya karşı doğru olmasını ifade eder. Mevlana doğruluğu bir başka şekilde “Doğru olmayan şeyler yaptım deme, aksine doğruluğu tut. O zaman, hiçbir eğrilik kalmaz. Doğruluk Musa’nın asası gibidir; eğrilik ise, sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, onların hepsini yutar.” (Fihi Mafih) diyerek ifade eder.

Münafıklık terimi İslami literatürde ne manaya gelir? İslami kaynaklarda Müslüman olmamasına rağmen, diğer kimseleri kandırmak için Müslüman gibi davranan kişilere münafık denir. Dinimizde münafıklığın türlü alametleri vardır, ancak bu alametlerden birini işleyene doğrudan münafık denmez.

Peygamber Efendimiz’in bir hadisinde, “Münafığın üç alameti vardır: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder.” (Buhari) buyrulur. Burada bahsi geçen davranışlardan herhangi birini işleyen kimse münafıklara has bir işi yapmış olur.

Münafıklığın bir başka işareti de başına gelen hiçbir işten ders almaması ve ibretlik bir sonuç çıkarmamasıdır. Bu konuda ilgili hadiste şu şekilde dile getirilir: “Müminin hastalığı günahlarına kefaret olur. İyileşince bundan ibret alır. Münafık ise, bağlanıp sonra salıverilen deveye benzer. Deve, niçin bağlandığını ve niçin salındığını bilmediği gibi, münafık da hasta olup iyileşince bundan ibret almaz.” (Ebu Davud)

Münafıklığın toplum açısından zararları nelerdir? Kur’an-ı Kerim içerisinde “Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar; artık onlara asla yardımcı bulamazsın.” (Nisa Suresi, 145. Ayet) buyrulur. Buradan da anlaşılacağı üzere münafık kimseler için ahirette çetin bir azap vardır. Yani, münafıklığın sonucunda katlanılması gereken ferdi bir zorluk vardır. Ancak münafıklık kişinin kendisine olduğu kadar toplum için de zararlı bir davranış biçimidir.

Olduğu gibi görünen ve bunu saklamayan bir kimseden gelebilecek tehlikeler ortadadır. Bu sebeple de Müslümanlar uğrayabilme ihtimalleri olan davranışlara karşı önceden tedbir alabilirler. Ancak münafık kimseler için durum böyle değildir. Onlar, gerçek düşüncelerini ve planlarını saklama konusunda çok başarılı kişileridir. Mümin kimselerin arasında saklanıp, Müslüman kimliğine bürünüp yaşarlar. Dolayısıyla da kendilerinden zarar gelmesi beklenmez ve herhangi bir önlem almaya da ihtiyaç duyulmaz. Sonuçta uğranan zarar da daha büyük olur.

Münafıklığın şerrinden korunma yolları nelerdir? Münafık kimseler kendilerini sakladıkları için onları tanımak oldukça zordur. Ancak münafıklığın şerrinden korunmak için Allah’a sığınmak ve bolca dua etmek gerekir. Allah’a ihsan ile yakarmak ve takvada bulunmak O’nunla dost olmanın bir yoludur.

Allah’ı seven ve O’nun ismini zikretmeye devam eden kimseler Allah’ın dostudur. Allah da karşılık olarak bu kimselere dost olur ve kulunu türlü şerlerin zararına uğramaktan korur. Kısacası, münafıkların şerrinden emin olmak için yapılabilecek tek şey Allah’a sığınmaktır.