Yaklaşan Aşure Günü ve Müslüman İçin Önemi Nedir?

ID 127041117 © Irinaorel | Dreamstime.com
ID 127041117 © Irinaorel | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim içerisinde kıymet verilen aylardan biri olan Muharrem’in onuncu günü Aşure Günü olarak isimlendirilir. Bazı Müslümanların bu günde Hz. Nuh’un gemide pişirdiği gibi tatlı pişirdiği görülür. Peygamber Efendimiz’in de bu günü oruç tutarak geçirdiği bilinir.

Aşure Günü’nde Allahü Telala tarafından kabul edilen büyük dualar: Aşure Gecesi, Allah’ın çok sayıda duayı kabul ettiğine inanılır. Bu bakımdan Muharrem ayının en kıymetli gecesi olarak kabul edilir.

Peygamber Efendimiz, bir hadisinde “Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler Allahü Teala’ya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiçbir şey yememişti. Allahü Teala denizi, beni İsrail için, aşure günü yardı. Yine Aşure Günü Allahü Teala Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.” (Taberani) buyrulur.

Aşure Günü’nde oruç tutmak: Peygamber Efendimiz’in Kureyş’de önceden beri Aşure Günü oruç tuttuğu bilinir. Kendisi, Hicret’ten sonra da bu geleneği bozmamış ve oruç tutmaya devam etmiştir. Hatta Müslümanlara da bu günde oruçlu olmalarını emretmiştir.

Hicret sonrasında bir Aşure Günü Medine’de oruçlu olan Hz. Muhammed, Yahudilerin de oruçlu olduğunu fark eder. Bunun üzerine kendilerine “Niye oruç tutuyorsunuz?” sorusunu yöneltir. Yahudiler de bu günün İsrailoğullarının düşmandan kurtulduğu bir gün olduğunu söylerler. Sonra da Hz. Musa’nın da bu günde oruçlu olduğunu eklerler. Peygamber Efendimiz de Müslümanların Aşure Günü oruçlu olma sebeplerini “Ben, Musa aleyhisselama sizden daha layığım.” (Buhari, Müslim ve Ebu Davud) diyerek açıklar.

İlgili kıssadan anlaşılacağı üzere Aşure gününde oruç tutmak oldukça faziletlidir. Ancak bazı kaynaklarda Yahudilere benzememek için yalnızca Aşure Günü oruç tutulmamasına dikkat çekilir ve bu günden öncesinde ya da bir gün sonrasında da oruç tutulması tavsiye edilir.

Aşure Günü’nde yapılmasında hayır olan işler: Aşure Günü’nde oruç tutmak dışında yapılabilecek türlü hayırlar da vardır. Bu hayırların başında ise; sıla-i rahim yapmak, sadaka vermek, selam vermek ve ilim öğrenmek gelir.

Sıla-i rahim kelime manası ile akraba ziyaretinde bulunmak demektir. Burada bahsedilen akraba ise salih kimselerden oluşan ve Allah yolunda işler yapan tanıdıklardır. Konuyla alakalı bir hadisi şerifte, “Sıla-i rahmi terk eden, Aşure Günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur.” (Şir’a) buyrulur. Dinimizde özellikle bayram günlerinde yapılması emredilen akraba ziyareti, Aşure Günü’nde de tekrar dile getirilir.

Sadaka vermek İslam inancında hem sünnet hem de bir ibadet şekli olarak kabul edilir. Bu ibadetin Aşure Günü’nde yapılması ise Hz. Muhammed tarafından tavsiye edilir. Kendisi, konu ile ilgili hadisinde “Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur.” (Hakim) buyururlar.

Peygamber Efendimiz, Aşure Günü’nde akraba ziyareti yapmak ve sadaka vermenin yanı sıra çok selam alıp vermenin de faziletli olduğuna dikkat çeker. Bu bağlamda söylenen hadislerde; Aşure Günü din kardeşi ile yapılan on selamlaşmanın, tüm Müslümanlarla yapılmış olduğu (Şir’a) ve bu günde aile bireylerinin nafakasını geniş tutanların tüm sene nafakasının genişleyeceği (Beyheki) buyrulur.

Aşure Gecesi’nde ilim öğrenmek de hayırlı ve sevabı bol olan bir iştir. Burada geçen ilim ise gece saatlerinde İslami kitaplarla zaman geçirmek ya da Kur’an-ı Kerim okumak olabilir. Bu gecede herhangi bir topluluk içerisinde Allahü Teala’yı anmak da oldukça faziletli ve faydalı bir iştir.