Yalnızlık Allah’a Mahsustur

nick-karvounis-8WODX7nO2JE-unsplash
Fotoğraf: Nick Karvounis-Unsplash

Allah kullarını yaratırken bu dünyada yalnız kalmasınlar, birlikte bir dünya ve ahiret hayatı yaşasınlar diye çiftini de beraberinde yaratmıştır. Milyonlarca insan arasından ruh eşini bulan kişilerin, bağlılık yemini ettikleri akittir evlilik.

“Allah sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisiyle huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir.” (Araf Suresi, 189. Ayet). Toplumun temel yapı taşını aile oluşturur. Sağlıklı bir toplum, aile bağlarının kuvvetli olmasına bağlıdır. Neslimizin devamını sağlayan çocuklar bu sağlıklı ailelerde yetişir. Aile kurmanın ilk aşaması olan evliliğin de sağlıklı çiftler tarafından evlilik kurumunun öngördüğü kurallar çerçevesinde kurulması gerekir.

İslam dini evliliğe ve aileye çok önem vermiştir. Evlenecek kişilerin sosyal ve dini şartlar bakımından eşit olması ileride yaşanılacak sorunların engellenmesine yardımcı olur. Ancak tabii ki en önemlisi evlenecek kişilerin birbirlerini manevi yönden tamamlaması en önemlisi. İslam’daki en temel amaç haramdan sakınmaktır. Helal olanı dünyevi hayatında uygulamış olan mümin, ahireti kazanmış olur. Toplumu zinadan korumak, çirkin ve ahlaksız işlerden uzak tutmak için Allah aklı eren, aile hayatının görev ve sorumluluklarını yerine getirebilecek kişilere evlenmeyi şart koşmuştur.

Evlilik, Peygamber Efendimiz’in sünnetidir. Mutlu bir evliliğin olması ve evlilik kurumunun yürümesi için eşlerin birbirleri üzerinde hakları vardır. Sadakat, muhabbet, karşılıklı saygı ve sevgi ve mesuliyet duygusu. Bu özellikler üzerine kurulu olan evliliklerde aile içi huzur olur.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Evlilik benim sünnetimdir. O halde her kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” (Bihar,103/220/23). İslam’ın bir anlayış ve merhamet dini olduğunu biliyoruz. Evliliği ve nikahı helal eden ve şart koşan İslam dini, evlendiği takdirde eşine zarar verip, zulüm edecek kişilere evlenmeyi haram kılmıştır. Helal olan bir şeyin haramla birleşmesi durumda İslam dini helal olanı (evliliği) göz ardı eder.

“Eşinin zulüm yapacağından korkulan kimsenin evlenmesi mekruhtur.” (El ihtiyar, III/82). Düğün töreni veya merasimi, evliklerini eğlence ile taçlandırmak isteyen çiftlerin aile, akraba, komşu ve arkadaşlarını davet etmesiyle yapılan eğlencedir. Peygamber Efendimiz (SAV); düğün törenlerinin ilan edilmesini çiftlerin evliliğinin meşrutiyeti bakımında uygun bulmuş hatta eğlence tertip edilmesine de izin vermiştir. Davullu zurnalı evlilik töreni düzenlemek evliliğin bu yolla ilan edilmesi kültürümüzde yaygın bir adettir. Damat, dualar eşliliğinde evine bayrak dikerek davulla düğünü başlatır, yemekler düzenlenir, şarkılar türküler söylenir, kınalar yakılır, şenlikler düzenlenir. Türk kültüründe kına adanmışlığın simgesidir. Evlenen çiftlere kına yakılmasının sebebi de, adayların kendilerini ailelerine adaması inancına dayanır. Peygamber Efendimiz döneminde düğünler bu şekilde kutlansa da sonradan yaşanan aşırılık sebebiyetiyle bazı çevreler düğünlerini vaazlar tertip ederek sevinç ve eğlence boyutunu geri plana atmıştır.

Abdullah bin Abbas (İbnu Abbas, D.619-Ö.687, tefsir ve fıkıh alanlarında otorite kabul edilen ve çok sayıda hadis rivayet eden Peygamber Efendimiz’in amcasının oğlu.) anlatıyor: “Hz. Aişe ensardan, bir yakını kızcağızı evlendirmişti. Resulullah gelince: “Genç kızı (kocasına) gönderdiniz mi?” diye sordu. Evdekiler “evet!” deyince “Kızla birlikte bir de çalgıcı gönderdiniz mi?” dedi. Onlardan “Hayır göndermedik” cevabını alınca, Aleyhissalatu vesselam: “Ensar, aralarında gazel okuma adeti mevcut olan bir cemaattir. Keşke onlara: “Size geldik size geldik, size selam bize selam” deyiverecek birini gönderseydiniz” buyurdular.” (Kütüb-i Sitte, 6551 )

İslam dini; anlayış ve güzellikler dinidir. Hiçbir yasağı ve emri nedensiz yapmamıştır. Evliliği emrederek hem kulunu yalnızlıktan kurtarmış hem de toplumun ahlak değerlerini korumayı amaçlamıştır. O halde evlenmeye niyetlenmek ve bu konuda hayırlı olanı Allah’tan istemek hepimizin hayrınadır. Tabii evlenemeyen kişilerin de kaderi Allah’ın takdiridir. Sırf evlenmiş olmak için bir evlilik yapılmamalı, hayatı paylaşabilecek kişilerin hayatlarını birleştirmeleri hayırlı olandır.