Yararsız işlerle vakit öldürmek

Toplum 17 Ara 2020 Contributor

İslam inancında yararsız işlerle vakit öldürmek hem dünya yaşamı hem de ahiret yaşamı açısından faydasız geçmiş sayılır. Bu konuyla ilgili ayeti kerime ve hadisi şeriflerde de Müslümanlar sıklıkla uyarılır.

Dinimizde yararsız işlerle vakit öldürmek hakkında ne denir?

Kuran’ı Kerim içerisinde şöyle buyrulur:

“Ki onlar, namazlarında derin bir saygı hali ile yaşarlar; anlamsız, yararsız işlerden uzak dururlar…” (Mü’minun Suresi, 2 ve 3. Ayet)

Burada geçen anlamsız işlerin karşılığı, boş tutum ve davranışlarda bulunmak ve manasız konuşmak şeklindedir.

İslam öğretilerine göre salih bir mümin boş işlerle uğraşmaktan imtina eder. Bu tip söz ve davranışlarsa Müslümana yakıştırılmaz. Ancak kişi boş işlerle meşgul olduğunda günahkar olarak isimlendirilemez. Bu noktada, İslam alimleri tarafından yapılan yorumlara göre boş işlerden uzak durmak kamil Müslümanlara özel bir haslet olarak kabul edilir.

Salih bir Müslüman vaktini ne şekilde harcar?

İnsana dünya yaşamı süresince ömürden, dolayısıyla vakitten daha kıymetli bir sermaye verilmez. Bu bağlamda, kişi vaktini doğru şekilde değerlendirerek hem dünya geçimini sağlar hem de ahiret yaşamına hazırlık yapar. Salih bir Müslümana düşen başlıca vazifeler helal yoldan geçimini sağlamak ve ibadette sürekli olmaktır. Bunlar olmadan alınan her bir nefes, boşa ziyan edilmiş sayılır.

Kişinin sürekli bir ibadet halinde olması ebedi cennete kavuşmak için izleyebileceği tek yoldur. Bunun için herhangi bir mazeret yoksa namazı ve orucu kaçırmamak gerekir.

Dinimizde ailesini geçindirmek için helal yoldan para kazanmak da bir tür ibadet sayılır. Hatta bu kimselerin işe giderken attığı her bir adıma değer verilir. Bu bağlamda, ilim öğrenmek ve para kazanmak için hayır işlerde çalışmanın da Allahü Teala katında değeri büyüktür.

Dünya yaşamındaki zamanın ne kadar kısa ve değerli olduğunu bilenler kendilerini salih amel kazanmaya adarlar. Bu kimseler kamil müminler olarak kabul edilirler. Onlar için dedikodu yapmak ve başkaları hakkında yerli yersiz konuşmak yararsız işlerle vakit öldürmek manasına gelir. Böyle işlerin ne dünya yaşamında ne de ahirette kişiye sağladığı hiçbir fayda olmaz.

Kur’an-ı Kerim’de zamana neden yemin edilir?

Yemin, insanlık tarihinde söylenen sözleri desteklemek amacıyla kullanılan bir ifade biçimidir. Bu bağlamda, Allahü Teala’nın da Kur’an-ı Kerim içerisinde zaman zaman yemin ettiği görülür. Bu yeminlerin amacı insanların anlayacağı bir dilden olay ve terimlerin önemine vurgu yapmaktır.

Kur’an’da üzerine yemin edilen kavramlardan bazıları; peygamberler, melekler, kıyamet günü, güneş ve gökyüzüdür. Ancak bunların yanı sıra geceye, sabaha ve doğrudan zamanın kendisine yemin edildiği de görülür.

Asr Suresi’nin ilk ayeti kerimesi zamana yemin ile başlar. Zamana yemin edilmesi bu kavramın ne denli önemli olduğunun bir işaretidir. Çünkü, dünya yaşamında işlenen tüm amaller ve geri dönüşleri zaman içerisinde gerçekleşir. Refah, huzur, sıkıntı, sağlık ve hastalık da zaman içinde oluşan ve yine zamanla kaybolan durumlardır.

Ayetlerde zamana yemin edilmesiyle insanların dikkati bu terime çekilmiştir. Buna göre, zaman insana verilmiş en büyük nimetlerden biridir ve en iyi şekilde değerlendirilmelidir.

Dünya yaşamında boşa harcanan zaman, kişi yalnızca ahiret yaşamının mutluluğundan uzaklaştırır. Oysa kamil Müslümanlar bu hakikati bilen ve benimseyen kişilerdir. Zaman kavramını önemseyen kimseler, boş işlerle ve konuşmalarla vakit öldürmekten imtina ederler. Bunun yerine helal işlerde çalışmayı, ibadet etmeyi ve ilim öğrenmeyi tercih ederler.

YAZI: İPEK ATACAN