Yaşlılık Kaygısı Nedir?

ID 158959255 © Volodymyr Tverdokhlib | Dreamstime.com
ID 158959255 © Volodymyr Tverdokhlib | Dreamstime.com

İnsanın ilgi ve bakıma ihtiyaç duyduğu iki dönem vardır. Bunlar biri bebeklik ve çocukluk, diğeri ise yaşlılık dönemidir. İslam, insanın temel ihtiyaçlarını yerine getirmekten mahrum olduğu bu dönemlerde sorumluluğu ailelere paylaştırır. Bu bağlamda, çocuklar anne ve babalara; yaşlılar ise bunun tersi olarak evlatlara emanet edilir. İslam kaynaklarında her iki döneminde tüm insanlar tarafından yaşandığı sık sık dile getirilir. Buna rağmen, çoğu insan yaşlanmayla alakalı bazı kaygılara sahiptir ve bu dönemin gelmesinden korkarlar.

Yaşlılık kaygısının sebepleri nelerdir? Yaşlılık kaygısının altında, kişiden kişiye değişmek üzere, farklı sebepler yatar. Bu sebeplerden başlıcaları; yalnızlık, hastalık, maddi yetersizlik ve kontrol kaybıdır. Bunlardan bir kısmının önlemi genç yaşlarda alınabilirken, geri kalanı kader ile alakalıdır. Bu bağlamda, kişiye düşün en büyük vazife genç yaşlarda olabildiğince iyi ameller işlemek, ailesi ve çevresinde kalan diğer insanlarla sağlam ilişkiler kurmaktır.

İslam dini yaşlılara nasıl davranılmasını emreder? Yaşlılık dönemi Kur’an-ı Kerim’in farklı ayetlerinde ele alınan bir konudur. Bu ayetler sayesinde yaşlılığın ne olduğu ve yaşlılık psikolojisi anlamak mümkündür.

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan yaşlılık ayetlerinden bir kısmı şu şekildedir: “Sizi Allah yarattı, sonra da vefat ettirecektir. İçinizden, (sahip oldukları) bilgiden hiçbir şeyi bilmeyecek yaşa, ömrün en düşkün çağına kadar yaşatılanlar da vardır. Kuşkusuz Allah ilim ve kudret sahibidir.” (Nahl Suresi, 70. Ayet); “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. ‘Rabbim’ Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster’ diyerek dua et.” (İsra Suresi, 23. Ve 24. Ayet)

İlgili Kur’an ayetlerinden anlaşılacağı üzere anne ve babaya yaşlılık döneminde iyi davranmak, Allah’a kulluk etmenin hemen ardından dile getirilen bir durumdur. Bu şekilde yaşlılara davranışta iyi olmanın önemi vurgulanır. Peygamber Efendimiz de bir hadisinde bu durumun önemi hakkında şöyle buyurur: “…vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik ve Allah yolunda cihad.” (Buhari)

Yaşlı psikolojini anlama ve onlara yardımcı olma yolları nelerdir? Yaşlılık döneminin doğal getirileri herkes tarafından beklenilen olgunlukla karşılanmaz. Bu bağlamda, fiziksel ve ruhsal sağlıkta hızlıca baş gösteren gelişmeler görmezden gelinebilir. Bu durumda da yaşlılar karşılaştıkları problemleri tek başlarına çözmeye çalışırlar. Ancak, onları dikkatlice izleyerek çeşitli yardımlarda bulunmak mümkündür.

Yaşlılarla iletişim kurma konusunda dikkat edilmesi gereken önemli nokta nazik olmaktır. Bu bağlamda, onların yaşadığı herhangi bir problem doğrudan dile getirilmemeli ve olağan konuşma akışının içerisine yerleştirilmelidir. Açık uçlu sorular sormak, onlardan istenen cevabı alabilmenin etkili bir yoludur. “Son zamanlarda hiç dışarı çıktın mı?” ya da “Araba sürmekle aran nasıl?” tarzındaki sorular olası problemler hakkında güzel cevaplar verir.

Yaşlılık, önceki dönemlerde yapılabilen ufak işlerin yerine getirilmesine bile zaman zaman müsaade etmeyebilir. Bu sebeple yaşlıların özgüvenlerini kaybetmesi ya da depresif bir ruh haline bürünmesi olağandır. Burada evlatlara ve diğer aile bireylerine önemli sorumluluklar düşer. Yaşlıların fiziki ve psikolojik davranışlarını belli etmeden izlemek ve onlar hakkında doğru kararlar vermek gerekir.

Yaşlılara olabildiğince vakit ayırmak, ev işlerinde destek olmak ve dürüst bir şekilde sohbet etmek; onlara iyi gelir ve psikolojik bunalıma girilmesine  de engel olur.