Yemeğe tuzla başlamak doğru mu?

Sağlıklı Besinler İpek Atacan
sofra tuzu
Rudi Mehlgarten-Unsplash

Sünnetlere göre yemeğe tuzla başlamak ve yemekleri tuzla bitirmek gerekir. Toplumun bir kısmı bu bilgiyi alışkanlık haline getirmiş şekilde kullanırken diğer kısmı tuzun zararlı olduğunu düşünür. İslam, her hususta dengede duran ve öyle davranan bir dindir. Bu sebeple tuzun azı yararlı, fazlası herkes için zararlıdır.

Sünnetlerde tuz hakkında nasıl buyrulur?

Yemekler arasında insana çok zararlı gibi görünen maddelerden biri tuzdur. Tuzlar, doğal yerine rafine tercih edildiğinde maalesef vücuda yeterince yarar sağlamazlar. Bu sebeple zararlı görünerek hadislerden ve sünnetlerden uzak kalmaya neden olurlar.

Zaman zaman yemeklerine tuzla başlayan ve tuzla bitiren Hz. Muhammed, çevresindekilere de tuz kullanmalarını söylerdi. Ayrıca ekmekle yenmesi gereken bir katık olursa tuzun en iyisi olduğunu düşünürdü. Tokluk hissi uyandırdığı için özellikle diyetlerde şeker yerine tuza yer verilmesi de bu sebeptendir.

Bir kimse tuzu tek başına ya da ekmekle yiyemiyorsa masada bulunan diğer tuzlu maddeleri tüketebilir. Ancak bu yemeği yerken sünnete niyet etmesi gereklidir. Sünnet yapılmamış olsa bile yemeklere tuzlu gıdalarla başlamanın vücuda benzer etkileri verir. Fakat etkilerin güçlü bir biçimde görünmesi mümkün değildir.

Hz. Muhammed’in yemeğe tuzla başlamak ile ilgili hadisi nedir?

Sağlıkla ilgili pek çok alanda Hz. Muhammed’in tavsiyeleri ve sünnetleri uygulanır. Bunlardan biri tuzla alakalı söyledikleri, sahabelerini uyardıklarıdır. Hz. Muhammed’e göre yemeklerden önce tuz tüketmek insana şifa veren bir durumdur. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

“Yemeğe tuz ile başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.” (Riyadun Nasıhin)

Hadisten anlaşıldığı gibi tuz tüketimini düzenli hale getirmek insanlara fayda sağlar. Bu faydaların başında midede hazmı kolaylaştırması ve oluşabilecek hastalıklara mani olmasıdır. Mide enzimlerinin harekete geçmesiyle midede sindirime hazırlık yapılmış olur. Böylelikle yemeklerden sonra çöken ağırlık ortadan kaybolur.

Tuz, geçtiği her yolu temizlediği için yemeğe tuzla başlamak ağzın içindeki mikropları öldürür. Aynı zamanda o bölgede yapılan karbonhidrat parçalanmasını daha kolay hale getirir. Daha fazla tükürük salgılanmasına yardım ederek ağız içinde kuruluğu önler.

Bilimsel olarak tuzun yararları nedir?

Tuz, sanıldığının aksine zararlı bir madde değildir. Her zaman olduğu gibi dengeli şekilde kullanmanın vücuda artıları bulunur. Bunlardan ilki, asit baz dengesini koruyor olmasıdır. Ayrıca farklı tuz çeşitlerini kullanarak faydalarını deneyimlemek ve gözlemlemek mümkündür.

İyotlu tuz kullanmak tiroit bezlerinden salgılanan hormonları düzenler. Antiseptik özelliği sayesinde yaraların üzerine mikrop kapmaması için kullanılabilir. Ancak bu eskiden daha yaygın olan, günümüzde kullanılmayan durumlardan biridir. Tuzun en büyük etkilerinden biri elektrolit dengesini sağlıyor olmasıdır.

İdrarın oluşmasını sağlayan maddelerden biri tuzdur. Tansiyonu düzenlediği, sinir iletiminde görev aldığı için her gün belirli miktarda tüketilmesi gerekir. Rafine tuzlar vücut için zararlı olsa da doğal tuzların kullanılması kalbin çalışmasını kolaylaştırır. Günlük yaşamdaki halsizliği ve yorgunluğu engelleyerek daha enerjik olmayı sağlar.

Diyet programlarında çıkarılan ana madde daima şekerdir. Şekerin kilo aldırıcı özelliği yerini tuzun faydalarına bırakır. Bu nedenle kilo vermek isteyen, vücuttaki ödemi atmak isteyenler yaptıkları programlarda tuz ağırlıklı beslenirler. Dengeli miktarda alınan tuzun vücuttaki yararları kısa sürede görülür.

Kısaca, tuz ne kadar zararlı görünürse görünsün, az ve öz kullanıldığında faydalı bir maddedir. Hadislerde ve sünnetlerde geçtiği üzere insanları pek çok hastalıktan koruyan etkileri bulunur. Vücudun düzenli çalışabilmesi için gereken ana gıdalardan biridir. Bu nedenle müminlerin kendileri ve Allah için tuz tüketmeleri gerekir.