Yemek kültürü Osmanlı’da nasıldı?

Yemek 12 Nis 2021 Contributor
yemek kültürü
yemek.com

Osmanlı’da beslenme alışkanlıkları ve yemek kültürü nasıldı? Osmanlı yemek kültürü denildiğinde en çok merak edilen konuların başında saray mutfağı geliyor. Çeşitli dizilerde veya kitaplarda rastladığımız kadarıyla saray mutfakları ve sultan sofraları herkesin ilgisini çekiyor.

Uzun yıllar boyunca üç kıtada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu, günümüze kadar ulaşan sayısız kültürel ve tarihi miras bıraktı. Her bir detayın en ince ayrıntılarına kadar anlatıldığı Osmanlı kültüründe, en çok dikkat çeken bölümlerden biri de şüphesiz ki yemek kültürüdür.

Osmanlı mutfağının bu denli çeşitli olmasının sebepleri Osmanlı’nın çok uluslu yapısına ve göçlerle birlikte çeşitli kültür alışverişlerinden etkilenmesine bağlanır. Türklerin Orta Asya’dan beri süregelen yeme içme alışkanlıkları Osmanlı’da da devam etmiştir.

Saray yemek kültürü

Osmanlı döneminde yemek kültürü halk mutfağı ve saray mutfağı olarak ikiye ayrılmıştır. Saray mutfağı, Türk yemek kültürünün zirvesi olarak kabul edilmektedir. Saraydaki beslenme alışkanlığı tek bir çeşit gıda maddesiyle oluşmamıştır. Mevcut olan tüm gıda maddelerinin dengeli bir şekilde harmanlamasıyla kendine özgü saray mutfağı kültürünü oluşturmuştur.

Osmanlı’nın geleneksel İslam tıbbına olan inancından kaynaklandığı düşünülen bu yeme içme kültürü, beslenme ile sağlık arasında yakın bir ilişki kurmuştur. Sarayda genellikle iki öğün yemek tüketilirdi. İlk öğün saat sabah on civarında yenilirdi, bu öğüne kuşluk yani şu anki adıyla kahvaltı denilirdi. İkinci öğün olan akşam yemeği ise güneş batmadan önce yenilirdi, iki öğün arası acıkanlar meyve veya kuruyemiş gibi gıdalarla atıştırırlardı.

Topkapı Sarayı’nda sadece padişaha yemek yapılmıyordu. Öyle ki 17. Yüzyılda mutfaktan beslenen kişi sayısı on binlere ulaşmıştı. 1660’lı yıllarda saraya giren günlük et miktarı 3.5 tona, un miktarı ise bin tona çıkmıştı.

Osmanlı sultanları nasıl beslenirlerdi?

Et, Osmanlı yemek kültürünün temel ögelerinden biriydi. Saray ahalisi ve devlet erkanı etsiz gün geçirmezlerdi. Osmanlı saray sofralarına genel olarak et ve balık yemeklerinin yer aldığı bilinmektedir. Saray içinde o denli et tüketilirdi ki, gut hastalığına yakalanan paşaların sayısı oldukça fazlaydı.

Osmanlı saray mutfağında neredeyse her yemek etle beraber pişerdi. Sindirimi kolay ve daha yumuşak olduğundan dolayı sığır yerine genellikle kuzu eti tercih edilirdi. Günümüzde oldukça az tüketilen ördek, bıldırcın gibi et çeşitlerine Osmanlı mutfağında sıklıkla rastlanırdı.

Osmanlı’da başlıca yemeklerden biri olan pilav, envai çeşidiyle sofralardaki yerini alırdı. Sade veya etli şekilde tüketilebilen pirinç pilavları; bademli, safranlı veya nohutlu çeşitleriyle tüketilebilirdi. Pirinç pilavları düğünlerde ikram edilir ve yirmi yedi çeşit olmak üzere zerde ile ikram edilirdi.

Sofralarda bolca su tüketilir ve yemeğin yanında şerbet, hoşaf gibi içecekler ihmal edilmezdi. Şerbetler çeşitli otlarla çeşitlendirilerek şifa niyetine de tüketilirdi.

Padişah sofralarından eksik olmayan yemekler nelerdi?

Yemek tercihleri arasından hakkında en çok bilgi bulunan padişah Fatih Sultan Mehmed’tir. Fatih Sultan Mehmed’in en sevdiği yemekler arasında et ve yumurta bulunurdu. Çoğu yemeği et ve yumurtayla beraber tüketen padişah, deniz mahsullerine de oldukça düşkündü, favorisi ise kekikli yılan balığıydı.

Deniz mahsullerine düşkün olan bir diğer padişah Kanuni Sultan Süleyman’dı. Kendisinin en sevdiği yemek olan hamsiyi hemen hemen her gün tüketirdi.

Yavuz Sultan Selim ise yemekleri ayrı ayrı tüketmeyi tercih eden padişahlardan biriydi, öyle ki kendisine yirmi üç çeşit yemek sunulurdu, fakat o birini seçip tüketirdi.