Yemin Etmenin Hükmü Nedir?

ID 64688335 © Tashka2000 | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 64688335 © Tashka2000 | Dreamstime.com

İslam inancında yemin teriminin manası “bir işi yapmak ya da yapmamak üzerine Allah’ın adını kullanarak bundan destek almak” şeklindedir. Bunu ifade etmek için de “yemin ederim, vallahi veya Allah şahittir ki” sözcüklerinin kullanıldığı görülür. Dinimiz yemine önem verir. Ancak gereksiz veya yanlış yere yemin etmeyi hoş karşılamaz. Edilen yeminin tutulmadığı zamanlar için de çeşitli hükümlere sahiptir.

İslam inancında yeminin hükmü nedir? Yemin etme olgusu İslamiyet’ten önce de insan varlığı ile birlikte görülür. Bu bağlamda, İslam öncesi zamanlarda da yemin edilirken kutsal şeyler kullanılmıştır. Yemin esnasında kutsaniyet içeren şeylerden destek alınması saygı ve bağlılıktan ötürüdür. İslamiyet içerisinde ise Allah Teala kutsaldır. Bu sebeple de yemin edilirken O’ndan kuvvet alınır. Ancak Müslüman bir kimse Allah’ın adını da katarak yemin ettiği takdirde bu yemini bozmamalıdır.

Kur’an-ı Kerim’de yemin hususunda “Yeminlerinizden dolayı Allah’ı, iyilik etmeye, kötülükten sakınmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel kılmayın. Allah her şeyi işitir ve bilir.” (Bakara Suresi, 224. Ayet) buyrulur. Bu ayetten anlaşılacağı üzere iyiliği engelleyen ve insanların arasını bozacak işler için Allah’ı katarak yemin etmek, O’nun iradesine aykırı bir davranıştır.

Yemin kefareti ne anlama gelir? Müslüman kimse bir defa yemin ettikten sonra, bunu yerine getirme gayesi içinde olmalıdır. Ancak bazı hususlar bunun dışında kalır. Bu bağlamda, yemin edilen konunun sonucu hayırlı olmayacaksa kefaret vererek yeminden kurtulmak mümkün olur. Kefaret için zekat vermeye münasip olan bir kimse giydirilebilir ya da doyurulabilir.

Yemin etmeden önce, bundan dönmek için alınabilecek bir tedbir de vardır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz “Yemininde ‘inşallah’ (Allah dilerse) diyerek istisna yapan kimse, isterse yemininden döner, isterse yemininin gereğini yerine getirir. O kimse bu durumda günaha girmiş olmaz.” (İbni Mace) buyururlar. Bu hadisi şeriften anlaşılacağı üzere yemine İnşallah diyerek başlamak, Müslümanlar için bir tavsiyedir. Bu şekilde yeminin kesin bir hüküm içermemesi sağlanmış olur.

Sıkça yemin vermenin ya da yemin bozmanın zararı nedir? Sık sık yemin etmek, Allah’ı sözlerine aynı sıklıkta dahil etmektir. Bu da neticede O’nun kutsal değerini sözleri teyit etmek için yıpratmaktır. Hayırlı bir Müslümanın ilk hedefi sözüne güvenilir, emin bir kimse olmaktır. Zaten çevresinde sözüne güvenilen bir kimse de her hareketi için yemin etmek durumunda kalmaz.

Verdiği yemini sebepsiz yere bozmak veya yalancı şahitlik yaparken yemin etmek ise dinimizce büyük bir hata olarak nitelendirilir. Bu bağlamda, Kur’an-ı Kerim’de “Antlaşma yaptığınız zaman Allah’a verdiğiniz sözü yerine getirin; Allah’ı kendinize kefil tutarak kesinliğe kavuşturduktan sonra yeminlerinizi bozmayın. Unutmayın ki yaptıklarınızı Allah bilmektedir.” (Nahl Suresi, 91. Ayet) buyrulur. Buradan anlaşılacağı üzere yeminlere Allah’ı dahil etmek hem ahlak hem de hukuki açıdan bağlayıcı bir unsurdur. Bu sebeple de verilen yeminlerin bozulmaması Kur’an-ı Kerim’de sıkça hatırlatılan ve tembih edilen bir konudur.

Yemin etmek ve ahlak arasındaki ilişki nedir? İslam inancında yemin, sonuçları hayırlı olduğu takdirde hoş karşılanır. Bu bağlamda, yemin etmek kişiye bir sorumluluk bilinci ile ahlaki bir yükümlülük kazandırır. Verilen yeminde durmak, kişinin sözünde durmasının ve güvenilir olduğunun bir kanıtıdır. Yeminin bozulduğu durumlarda kefaretini ödemek de bu bilincin gelişmesine katkı sağlar. Yemin konusunda bilinçli yetişen bireyler toplum genelinin de davranışlarını kontrol edebilen ve gerektiğinde bedel ödeyebilen bir yapıda olmasına destek verir.