Hz. Hüseyin’in Kerbela Olayı Nasıldır?

Photo 192939315 © Nongnuch Polyiam - Dreamstime.com

Hz. Muhammed (sav)’in kızı Hz. Fatıma ile Hz. Ali’nin küçük oğlu olan Hz. Hüseyin’in Kerbela olayı nedir? Kendisi 626 yılında Medine’de dünyaya gelmiştir. Hz. Muhammed torunu Hz. Hüseyin’in adını kulağına ezan okuyarak kendisi koydu. Hz. Muhammed torunlarına olan sevgisini; “Hasan ve Hüseyin, benim dünyada kokladığım iki çiçeğimdir.” (Ahmed b. Hanbel) buyurarak dile getirdi.

Hz. Muhammed 632 yılında vefat ettikten sonra halifelik dönemi başladı. İlk olarak Hz Ebu Bekir, daha sonra da sırasıyla Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali halifeliğe geldiler. Hz. Osman 656 yılında asiler tarafından öldürülünce Hz. Hüseyin’in babası Hz. Ali halifeliğe getirildi. Hz. Osman’ın öldürenlerin bulunması konusunda yaşanan gerginlikler isyana dönüşünce Osman’ın amcasının oğlu Muaviye kendi hilafetini ilan ederek İslam Devleti’nin Hz. Ali ve Muaviye arasında ikiye bölünmesine neden oldu.

İslam Devleti kazanılan onca zaferden sonra Muaviye döneminde tekrar kargaşanın hüküm sürdüğü topraklar haline geldi. Hz. Ali, 5 yıllık halifeliği sonucunda 661 yılında bir suikastle alçakça katledildi. Hz. Hüseyin ağabeyi Hz. Hasan da 669 yılında vefat edince siyasetten uzak durup kendini ibadete vermişti. Muaviye oğlu Yezit’in kendisinden sonra halefi tayin etmiş ona biat edilmesini istemişti. Medine Valisi Mervan’ın Mescid-i Nebevi’de bunu duyurması üzerine başta Hz. Hüseyin olmak üzere birçok Müslüman, saltanatın babadan oğula geçtiği bu Bizans sistemine ve Yezit’in halifeliğine karşı çıkmıştı.

Hz. Hüseyin’in Kerbela olayı nedir?

20 yıl boyunca halifeliğini sürdüren Muaviye 680 yılında ölünce oğlu Yezit, iktidarı ele geçirdi. Yezit de aynı babası gibi hile ve zalimlikle iktidarını garantiye almak istiyordu. Medine valisine bir mektup yazdı ve Hz. Hüseyin’in, Yezit’e biat etmesini, eğer kabul etmezse bunu canıyla ödeyeceğini bildirmesini istedi. Hz. Hüseyin bu zalimce tutuma şiddetle karşı çıktı ve Yezit’e asla biat etmeyeceğini bildirdi. Medine’den Mekke’ye gelerek çeşitli görüşmeler yaptı ve Yezit’in halifeliğine karşı çalışmalar başlattı. Bu sırada Kufeliler ısrarla kendisine mektuplar yazarak Yezit’in halifeliğine karşı işbirliği yapmak istediklerini bildirdi. Hz. Hüseyin amcasının oğlu Müslim b. Akil’i Kufe’ye göndererek bu konuda görüşmeler yapmasını ve kendisine bilgi getirmesini istedi.

Müslim Kufe’de büyük bir ilgiyle karşılandı ve yaklaşık 18.000 kişinin Hz. Hüseyin’e biat edeceği söylendi. Müslim, Hz. Hüseyin’e bir mektup yazarak 18 bin Kufeli’nin kendisine biat ettiğini bildirdi. Yezit, çok geçmeden Kufe’de Hz. Hüseyin lehine yaşanan gelişmeleri haber aldı. Yezit, iktidarını garantiye almak için valiyi görevden aldı yerine sertliği ile tanınan Ubeydullah bin Ziyad’ı getirdi ve ondan bu konuya müdahale etmesini istedi. Vali İbn Ziyad Kufe’ye gelerek hemen olaya el koydu. Halka baskı uygulayarak yıldırıp korkuttu. Yezit’in emri ile Müslim’i ve ona yardım edenleri öldürttü, Hz. Hüseyin’e destek veren taraftarları dağıttı.

Yezit’in zulmü nedir?

Müslim’in öldürüldüğünden ve destekçilerinin dağıtıldığından habersiz olan Hz. Hüseyin, ailesini de yanına alarak küçük bir birlikle Kufe’ye doğru yola çıktı. Yolda Yezit’in emri ile Müslim’in öldürüldüğünü haber alan Hz. Hüseyin, beraberinde olanlara istedikleri takdirde geri dönebileceğini söyledi. Ailesi ve kendisine yakın olan adamlarıyla yolculuğuna devam etti. Hz. Hüseyin’in çekilmediğini ve yola devam ettiğini öğrenen Yezit, 4.000 kişilik bir kuvveti Hz. Hüseyin’in üzerine gönderdi. Kerbela bölgesinde Hz. Hüseyin ve adamlarını kuşatan bu birlik ikmal yollarını tutarak onların Fırat’tan su almalarını engelledi. Günlerce susuz bırakıldılar, zulme uğradılar ancak yine de Yezit’e boyun eğmediler.

Muharrem’in 10. yani aşure günü Yezit’in ordusu 23 atlı, 40 piyadeden oluşan Hz. Hüseyin’in sembolik birliğine karşı saldırıya geçti. Yiğitçe mücadelenin ardından hepsi şehit oldu. Hz. Hüseyin’i atından düşürdüler, evlatlarını ailesini katlettiler, ardından da Hz. Muhammed’in sevmeye doyamadığı o mübarek başını kılıçla gövdesinden ayırdılar. Kerbela Olayı İslam Tarihinin en kanlı ve en acı günü olarak hala yürekleri dağlamaktadır.