Görüş 01-May-2020

“Yiyin İçin Ama İsraf Etmeyin!”

Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Okuduğunuz yazımızın başlığı Kur-an’ı Kerim’den bir ayettir hanımlar, beyler: A’raf Suresi, 31. Ayet. Ehemmiyet ile üzerinde durulan uyarılar yapılan bir konudur bu; israf haramdır.

Ne gariptir ki Kur-an’ı Kerim’de insana kazandıklarından, yediğinden içtiğinden “infak” etmesi de sürekli öğütlenir. Bunu yapmayan insan kınanır, malının eksileceğinden korkması ile sınanır. Aksine denir sen infak ettikçe, ihtiyaçtan fazlasını dağıttıkça bereketlenecek rızkın. Günlük hayatlarımızda hepimiz karşılaşırız bu tip insanlarla vardır da vermez, yoksulun yetimin yüzünü güldürmez. Garip olan şudur ki dağıt emri alan aynı insana ihtiyacın dışında alma-atma uyarısı yapılır.

İhtiyaç sahiplerine vermeye kıyamadığı birçok şeyi insanlar çöpe atarlar. İhtiyaçtan fazla yiyecek almak, ihtiyaçtan fazla giyecek almak, suyu boş yere akıtmak, elektriğimizi özensiz kullanmaya kadar uçsuz bucaksız israf konusu var. Zaman israfı ise başlı başına bir konu olur.

“Sarf” kelimesi ile aynı kökten olan “israf” Yüce Allah tarafından haram ilan edilmiştir. Kur-an’ı Kerim’deki haram konularına bakıldığında çok kabaca bir tanımla rıza olmadan başkalarını etkileyecek maddi manevi tüm durumları içerdiğini görürüz. İsraf konusundaki birincil bilinç bu dünyadaki hiçbir şeyin sahibi olmadığımız, sadece emanetçi olduğumuzdur. Aldığımız nefes bile yüce Allah’tan bahşedilmişken diğer emanetlerini har vurup harman savurmak küstahlığını nasıl gösterebilir insan. Bu bir bilinç, dikkat ve duyarlılık meselesidir. Böyle davranan insana da “müsrif” denir.

Sınırı aşmak konusunda çok başarılı olan müsrifleri, sosyal medya mecraları sayesinde o kadar görür olduk ki sanki görünürlük bu durumu daha da körükledi.

Nasıldır modern dünyanın meşhur sloganı: “Benim param, benim vücudum, benim zevkim!” Bu gibi söylemler; şişirilmiş egoları pohpohlar, körükler, daha çok tüketim ve daha çok para sonucuna vardırır. Müsrifliğin bu denli körüklenmesi sonucu da harcadıkça mutlu olacağına inanan onca insanın sosyal medyalardaki halleri de şöyle: “110 çift ayakkabım var ve daha da almak istiyorum.” diyen mi ararsınız; “Dolaplarımda etiketi çıkarılmamış hiç giyilmemiş 50 tane elbisem var.” diye resim atan, güya bu durumundan rahatsız oluyormuş gibi yapanı mı ararsınız… Çok yazık çok… O paralar ile ne ihtiyaç sahipleri derdine derman bulurdu. Öyle ya da böyle kendine bahşedilmiş imkanları bu şekilde saçıp savurmak Alemlerin Rabbi’ne yapılan nankörlük değil midir?

Her türlü israf ile müsrif kişi başkalarının hakkına girmektedir. Mümin bir kişi için başkasının hakkına girmek dehşet vericidir. Fakat bu unutturulup hiç anılmadıkça dikkatsiz özensiz harcamalar gittikçe artmaktadır. Ne yazıktır ki çoğu insan yaptığı müsrifliğin farkında bile değildir. En basit hali ile müsrif kişi bunu kendine hak görmekte alışveriş ile mutlu olduğunu bunun de en doğal hakkı olduğunu şiddetle savunur haldedir.

Makro düzeyde en acı, içimizi en acıtan tablo da Müslüman ülkemizdeki israf görüntüleridir. Her yıl tonlarca ekmeğin çöplere atılması, restoranlardan beş yıldızlı otellerden atılan yemekler gibi haberler gerçekten yüreğimizi dağlayan haberlerdir. Her anlamda israfa engel olmalıyız. Bunun için gerçek bir seferberlik göstermeliyiz. Çünkü bireysel farkındalık ile başlayacak olan israf önlenebildiği takdirde ülke ekonomisinin bile katkı sağlayacak kadar önemli bir konudur. Bereketi kaçan sofraların ilacı israfı önlemekten geçmektedir. İlgili ayetler şu şekildedir:

“Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan Allah’tır. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasat günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.” (En’am Suresi, 141. Ayet)

“Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” (Araf Suresi, 31. Ayet)

“Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma.” (İsra Suresi, 26. Ayet)

“Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabb’ine karşı nankördür.” (İsra Suresi, 27. Ayet)

“Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.” (Furkan Suresi, 67. Ayet)

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 12-Eyl-2020
no-woman-photo-150x150
Şebnem Cengizalp
Yazar

Kur’an-ı Kerim terimi olan “vesvese”, varlığı şeytan varlığı ile özdeşleşen zihnine sinsice yerleştiği insan için kurtulması gereken kötü telkinlerdir. İlahi kılavuzumuz Kur’an-ı Kerim’de vesvese, şeytan ya da nefsin insana fısıldadıkları olarak tanımlanır. Ve bu fısıltılar insan için saptırıcı, şüpheye ve tereddüde düşürücü, dine aykırı davranışlara sürükleyicidir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 27-Ağu-2020
Şebnem Cengizalp
Yazar

Günümüzde, teknoloji ile oldukça hızlanan hayatlarımıza gelen yenilikler yanında nelerin kaybolup gittiğini bazen hatırlıyor bazen de modern çağ denizinin hırçın dalgaları arasında umursamadan akıp gidiyoruz. Hatırladığımız zamanların klasik cümlesi ise nerede o eski bayramlar, nerede o eski günler gibi cümleler oluyor.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 18-Ağu-2020
no-woman-photo-150x150
Şebnem Cengizalp
Yazar

“Din” kelimesi Kur’an-ı Kerim’de doksan iki farklı yerde geçmekte ve zül, yönetme, itaat, hüküm, tapınma, tevhit, İslam, şeriat, adet, ceza, hesap gibi anlamlarına örnekler vererek açıklanmaktadır.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 03-Ağu-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Pek çok tanımı bulunan kültür kavramı, genel bir tanımı ile bireyin yaşadığı toplum içinde öğrendiklerini nesilden nesle aktardığı bir bilgi mirasıdır diyebiliriz. Toplumun yaşadığı coğrafya ve iklime göre dil ve dinin de içinde bulunduğu unsurlarla gelenek göreneklerin oluşturulmuş halidir.

Devamı Devamı