Yüce Allah’tan Korkmak ile Onu Sevmek Arasındaki Fark Nedir?

zac-durant-_6HzPU9Hyfg-unsplash
Fotoğraf: Zac Durant-Unsplash

Sevmek ve korkmak, insanın fıtratında var olan temel duygulardır. Bu bağlamda, insanın evrende var olan diğer insan ve varlıklara karşı bu hisleri beslediği bilinir. Allah sevgisi ve korkusu ise bunlardan çok farklıdır. O’na karşı beslenen sevgi kişinin eşine ve ailesine beslediğinden başkadır. O’ndan duyulan korku da kişinin düşmanlarına olan korkusuna benzemez.

Allah’tan korkmak nasıl olur? Kur’an-ı Kerim’de kulların Allah’tan korkması istenir ve şöyle buyrulur: “İşte o şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutur, mümin iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.” (Al-i İmran Suresi, 175. Ayet) Buradan anlaşılacağı üzere Allah, yegane gücün ve kudretin sahibidir. İnsanın da O’nun yarattığı diğer canlılardan değil, yalnızca Allah’tan korkması emredilir.

Allah korkusu, takva ile iç içe geçmiş bir duygu durumudur. Bu duygu içerisinde hem korku hem de sevgi bulunur. İçinde Allah korkusu bulunan bir kimse, O’nun yasakladığı işlerden uzak durur ve kulluğun gereklerini yerine getirir. Dönüşün ancak O’na olacağını kabul eder, vaat edilen cennet ve cehenneme de O’nun iradesi ile gireceğinin farkındadır. Konuyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın buyruğuna saygılı olun ve bilin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.” (Bakara Suresi, 196. Ayet) buyrulur. Bu ayetten de anlaşılacağı üzere Allah’a karşı çıkmanın karşılığında çetin bir azap vardır. Bu da O’ndan korkmak ve salih bir kul olmaya çalışmak için büyük bir sebeptir.

Allah sevgisi… İnsan, akıl ve kalp gibi nitelikleri ile diğer canlılardan üstün kılınmıştır. Ancak bu iki duyudan aklın almadığı halde kalp ile bağlanılan durumlar söz konusudur. Allah sevgisi, bunların başında gelir. Allah’ı seven bir kimse O’nun buyruklarına uyar, emirlerine riayet eder. Dünya yaşamının geçici olduğunu bilir ve yalnızca O’nun rızasını almak için çabalar. İçinde Allah sevgisi bulunan bir mümin, bütün yaşamını ahirete hazırlanarak geçirir.

Allah’ı sevgisi kişinin davranış ve ibadetine yansıyan bir husustur. Bu bağlamda, sevgi farz olanı ve farz olmayanı sevmek olarak ikiye ayrılır. Allah’ın en çok hoşnut olduğu ibadet, farz olanlardır. Farz olmayanlar ise nafile ibadetlerdir. İbadette ısrarcı olmak Allah sevgisini artıran bir durumdur.

Kulda Allah sevgisi olduğunun işaretleri nelerdir? İman eden insan Allah’ı sevmenin türlü yollarını bulur. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle anlatılır: “İman edenler ise en çok Allah’ı severler. Keşke zalimler, azapla yüz yüze geldiklerinde anlayacakları gibi, şimdi de bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu anlasalardı!” (Bakara Suresi, 165. Ayet) Allah’ı sevmeye nail olan bir kimse de bu sevgiyi davranışlarına yansıtır. Kulun Allah’ı sevdiğinin ilk işareti, ölmekten korkmamasıdır. Çünkü, O’nu seven kişi daima ahiret yaşamı için hazırlık yapar. Onun dünya yaşamı boyunca attığı adımlar Allah’a zıt değildir. Bu sebeple de öldükten sonra Allah’a kavuşacağını bilir.

Sevgi eylemi, sevilen kişinin sevdiklerini benimsemekle olur. Bu bağlamda, Rabbini seven de onun sevdiklerini kabul eder. Kur’an-ı Kerim ayetlerine iman eder ve Allah’ın Resulü’ne de büyük bir muhabbet duyar. Allah’ı sevmenin ölüm korkusunu yenmek ve peygamberleri sevmek dışında da türlü işaretleri vardır. Bu sevginin diğer alametlerini şu şekilde sıralamak mümkün: Her an Allah’ı düşünmek, Allah’ı hem dil ile hem de kalp ile zikretmek. İbadet yapmakta zorlanmamak, uykudan ve diğer dünya işlerinden ibadet yapmak için fedakarlıkta bulunmak. Allah’ın dostlarını dost bilmek ve Allah’ın düşmanlarını da düşman kabul etmek.