Z Kuşağı Kimlere Denir ve Hayatı Algılama Şekilleri Nasıldır?

ID 117282323 © Odua | Dreamstime.com
ID 117282323 © Odua | Dreamstime.com

Z kuşağı ve yaşam biçimleri, hayatı algılama şekilleri çok konuşuldu. Peki  kim bu Z kuşağı? Bu kuşak 2000’den itibaren doğan milenyum çocuklarına verilen genel isim. Bazı kaynaklar Z kuşağını 1996’dan itibaren doğan kişiler olarak da alıyor. Z kuşağının kendinden önceki kuşaklara oranla en büyük özelliği teknolojin in içine doğmuş olmaları. Onlara internet kuşağı da deniyor.  Bu kuşağın doğdukları yıl itibari ile daha uzun bir yaşam sürecekleri öngörülüyor.

Bu kuşağın ortak özelliği çok hırslı olmamaları. İyimser bir kuşak. Kendilerini daha çok sosyal medya üzerinden ifade ediyorlar. Teknoloji kullanımı hayatlarının merkezinde. Bunun yanı sıra hızlı ve analitik düşünme yeteneğine sahipler.

Ekip çalışmasından çok bireysel çalışmaya yatkınlar. Özgürlük ve bağımsızlık onlar için önemli bir konu. Onların sabırsızlığı ve bir şeye hemen ulaşma istekleri teknolojinin içine doğmalarından kaynaklanıyor. Çok çaba harcamadan bir şeylere ulaşmaya alışmış oluyorlar.

Farklı sosyolojik gruplarla kolay ilişki kurabiliyorlar. Haksızlık onlar için önemli, her yerde haksızlığa karşı seslerini yükseltebiliyorlar. Eksik yönleri sosyalleşmeden uzak olmaları, onları ilgilendiren şey teknoloji. Bu sebeple ailelerde çatışmalar yaşanıyor.

Aynı anda birçok beceriye sahip olup, birden fazla iş yapabiliyorlar. Cevaplarını bilmeseler de soru sormak onlar için bir alışkanlık. Mutlaka soru soruyorlar. Otoriteden çok hoşlanmayıp, baş kaldırabiliyorlar. Örgütlenme konusunda başarılılar. Kendilerinden önceki X kuşağı ile sürekli bir çatışma halindeler. Y kuşağı ise iki kuşak arasında arabulucu rolünü üstleniyor. Kompleksli değiller ve düşündüklerini direk karşısındaki kişiye aktarıyorlar. Bir çoğu iki dil bilerek yetişiyor.

Rutin işler onlara göre değil, kurallı bir giyim şeklinden hoşlanmıyorlar. Disiplini de çok sevmedikleri için önümüzdeki yıllarda bazı mesleklerin çalışma koşullarında değişiklikler olması bekleniyor. Dünyadan yaşanan her şeyi kolaylıkla takip ediyorlar. Bilginin izinden giderek, kendilerini iyi ifade ediyorlar. Yüz yüze olmak yerine sosyal medya platformundan iletişim kurmak onlar için daha cazip. Ne istediğinden emin bir kuşak olarak da öne çıkıyorlar.

Değişen kuşakların din ile ilişkisi de zaman zaman tartışılıyor. Bu bağlamda tıpkı bu aplikasyonda olduğu gibi İslam dini onu arayan herkese kucak açmaya devam edecek. Kuran- Kerim’in indiriliş öncesinde insanlık değişik süreçlerden geçti. Ancak insanlığının özünde ve temel özelliklerinde değişen bir şey olmuyor. Yukarıda saydığımız gibi daha kendine güvenli ve ben merkezli bireyler çıksa da korkularımız ve çaresizliğimiz aynı kalıyor.

Z kuşağı araştırmacı olduğu için dini ve tarihi de iyi araştıran bireyler karşımıza çıkıyor. Ailelerin, diyanetin, milli eğitimin verdiği eğitimlerin bu kuşakları tanıması, bu kuşaklara doğru argümanlardan oluşan mesajlarla iletişim kurması ve y ve z kuşağında ortak bir bilinç oluşturması gerekiyor.

Z kuşağı ibadetlerinde teknolojiyi daha çok kullanan bir kesim olarak yaşamını sürdürecektir. Yardımlaşma gibi organize olmayı gerektiren önemli konularda da pek çok öncü hareketi gerçekleştirecektir.

İslam insana yarar sağlayan pek çok güzellikler barındırıyor, Z kuşağı bu yararı geniş kitlelere yaymakta zorluk çekmeyecektir. Kuran- Kerim’de ve İslam toplumlarında bilime ne kadar önem verildiğinden daha önce de bahsetmiştik.

Teknoloji ve bilim Z kuşağı aracığı ile İslam ibadetlerini, anlayışını paylaşmada en büyük yardımcı olabilirler. Bazen teknolojiden korkuluyor ama bir şeyi iyi ya da kötü yapan onu nasıl kullanıldığı ile ilgilidir. Z Kuşağı çocuklarına ve gençlerine İslamı doğru tanıtmak önemli. Adaleti çok önemseyen bu bireyci kuşak dünyaya iyilik ve güzellik katmak için İslam’ı doğru tanımalı.