Zararlı Arkadaşlıklardan Uzak Durmanın Faziletleri

ID 75213780 © Volodymyr Yarosh | Dreamstime.com
ID 75213780 © Volodymyr Yarosh | Dreamstime.com

Bazı zamanlarda yalnız kalmak kalabalık içinde olmaktan daha hayırlıdır… Kur’an-ı Kerim’de, “Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin.” (Bakara Suresi 152. Ayet) buyrulur. Burada bahsi geçen anma kavramı Allah’ı zikretmektir. Allah’ı zikretmek ise hem dil ile hem de kalp ile olabilir.

İslam alimleri tarafından yapılan açıklamalara göre ilgili ayet-i kerimede geçen zikrin farklı manaları vardır. Bu açıklamalarda; Allah’ı ibadet ile anmaya, dua ile anmaya, dünyada yaşarken anmaya, yalnız kalınan bir zamanda anmaya ve ihlas ile anmaya yer verilir. Ayette Allah’ı bu şekillerde anan kullarının O’nun tarafından anılma şerefine nail olacaklarına vurgu yapılır.

Yalnızken yapılan ibadet ve duanın fazileti: Peygamber Efendimiz’in bir hadisi şerifinde, “Yalnızken Allah’ı anıp ağlayın.” (Buhari) buyrulur. Kendisi de yalnız kaldığı gece vakitlerini ibadet ile geçirmesiyle bilinir. Buradan anlaşılacağı üzere etrafta kimse yokken ibadete devam etmenin ve Allah için gözyaşı dökmenin değeri büyüktür.

Allah’ı anmak her an yapılması gereken bir eylemdir. Bu bağlamda, kişi rabbini hem yalnızken hem de topluluk içindeyken zikretmeye devam etmelidir. Özellikle gafil kimselerin içinde bulunurken O’nu anmak ve İslam’ın işaret ettiği emir ile yasakları dile getirmenin sevabı büyüktür. Başka bir hadisi şerifte ise bu konuyla ilgili, “Allahü Teala’yı anmak üzere toplananları melekler ve ilahi rahmet kuşatır.” (Müslim) buyrulur.

“Bir toplulukta Allahü Teala’nın ismi anılmaz ve peygamberine, salevat-ı şerife getirilmezse, kıyamette onlar hase ve nedamet çekerler.” (Tirmizi) hadisinden ise kişinin bulunduğu topluluğa dikkat etmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.

Arkadaş seçiminde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? İslam inancında tüm Müslümanlar din kardeşi olarak nitelendirilir ve bu kimselerin dostluğa, yardımlaşmaya ve dayanışmaya devam etmeleri teşvik edilir. Ancak bazı arkadaşlıklar kişinin yaşamına ve imanına zarar verebilir. Bu bakımdan arkadaş seçimi yaparken oldukça titiz davranılması gerekir.

Peygamber Efendimiz de bu konuya dikkat çekmiş ve “Kişi dostunun dini üzeredir. Onun için her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin!” (Ebu Davud) buyurur. Buradan anlaşılacağı üzere Allah yolunda gönül birliği yapan kimseleri dost olarak görmekte fayda vardır. Zaten dost, kişiyi yanlış yola saptıran değil; yanlışını düzelttiren ve doğru yola sevk eden kimselere denir.

Gerçek bir dost, arkadaşının nefsine yenik düşerek Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmesine izin vermez ve bu yolda ona destek olmaz. Dostluğun temel ölçüsü samimiyettir ve gerçek dostluğun alameti de bu şekilde davranmaktır. Kişi arkadaşının zor duruma düştüğünde çektiği dertleri benimseyip, kendi derdi gibi tasalandığında gerçek dosttur. Aynı şekilde arkadaşının iyiliğine kendi başına gelmiş kadar sevindiğinde gerçek dosttur.

Kimlerle arkadaşlık yapılmaz? İmam Caferi Sadık Hazretleri, 5 vasfı bünyesinde bulunduran kimselerle arkadaşlık yapmaktan sakınmayı tavsiye eder. Bu kimseler; yalancı, ahmak, cimri, korkak ve fasık olan kimselerdir. (Gazali, ihya)

Yalancı bir kimse arkadaşına olayları farklı gösterir ve onu kolayca kandırır. Ahmak kimse arkadaşına yarar sağlamaya çalışırken bile türlü zararlar verir. Cimri arkadaş, ihtiyaç duyulan bir anda yardımını esirger. Korkak kimse arkadaşını zor bir zamanda yarı yolda bırakır ve kaçar gider.

Fasık kimse ise kendi çıkarları doğrultusunda her türlü hileye başvurur ve arkadaşını ele verir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere İmam Caferi Sadık Hazretlerinin işaret etmiş olduğu özellikleri taşıyan kimselerle dostluk kurmanın faydadan çok zararı vardır.